İletişim: busra[et]annenotlari[nokta]com
- Lütfen çocuklarınızla ve ailenizle ilgili sorularınızı sitede Soru-Cevap panosunda sorunuz. Soru maillerine cevap veremiyorum.
- Reklam ve satış ortaklığı gibi konular için tahir@desendesign.com adresine mail atarak site webmasterı olan eşime ulaşınız.
...............................................
BÜŞRA KARACA HAKKINDA:
Ziyaretçilerden gelen kendinizi tanıtır mısınız, sizi çok merak ediyoruz, siteye resminizi koyar mısınız gibi taleplere yakında kendimi biraz daha tanıtan bir şeyler karalayacağım diyordum hep.
Bir insanı tanımak kolay değil, bazen insan kendi kendini tanıyamıyor. Nasıl tanıtacağımı tam da bilemiyorum.
Sitede çok akıllı, hoşgörülü, olgun bir portre çiziyorum bir çok ziyaretçinin ifadesine göre.. Öyle bir portre çizmek istemediğim halde, bir insanın gerçeğiyle değil de sadece yazılarıyla muhatap olduğunuz için öyle bir izlenim oluyor sanırım.
Sizleri hayal kırıklığına uğratacak olsa bile duygusal hareket eden birisi olduğumu söylemek istiyorum. İnsan istese de kendini değiştiremiyor ne yazık ki. Eşim bana hep "meczup (cezbe halinde)" der, "çocuksun sen" der, ya da "tam klasik bir kadınsın" der, bir öyle bir böyle olduğum için.
Hayatın içinde kendimi gerçekten çocuk gibi hissediyorum. Günden güne olgunlaşacağım yerde, günden güne çocuklaştığımı hissediyorum.Konuştuğunuzda çok akılcı bir insan gibi görünsem de olaylar esnasında aşırı duygusal hareket ediyorum sanırım.
Neyse, talepleriniz üzere özgeçmişe değinelim.
1981 ağustos ayında Edirne'de doğmuşum. 87 'de babamı kaybettim. Babama dair çok az şey hatırlıyorum birkaç kare. Çok eskiden izlediğiniz bir filmin aklınızda hayal meyal kalan kareleri gibi. Üniversiteye kadarki hayatım memleketim Lüleburgaz'da geçti. İlk okulum Emrullah Efendi İlkokuluydu. 93'te Anadolu lisesine girdim ve ortaokul hayatım başladı. Hayatımızın en önemli amacı gibi görünen "üniversitede okuma" amacı uğruna, ortaokul ve lisede hep dersaneye gittim. 99 yılında Mimar Sinan Ünv. Mimarlık bölümüne girdim.
Okul istediğim okuldu, bölüm istediğim bölümdü. Ama sevinçten uçmuyordum, tip olarak metalci gibi bir görüntüm vardı. Mimar Sinan Ünv. Merkez kampusün o güzel rıhtımında sabahları Kadıköy tarafında yükselen güneşe bakar ve peşinden koşulmaya değer daha değerli şeyler bulursam peşinden koşarım derdim.
Gün geldi, peşinden koşulacak daha değerli şeyler gerçekten buldum ve hayatıma heyecan geldi. 6 haziran 2000 tarihinde verdiğim radikal kararla çok sevdiğim okulumu bıraktım ve etrafımdaki bir çok insanı başta annemi şok ettim. Annem bizi babasız büyütmüş ve okumamız için elinden gelen her şeyi yapmıştı.
İdeallerim uğruna önce 1,5 yıl kadar Eskişehir'de daha sonra 8-9 ay kadar Ankara'da kaldım. Ankara'da kaldığım sırada benim için pek bir anlamı olmayan ama etrafımdaki insanlar için çok değerli olan Microsoft Certified Professional (MCP) sertifikası aldım.
2002 Aralık ayında bir vesileyle İstanbul'a geldim. 27 Nisan 2003'te Sultanhamet Küçükayasofya'daki bir seminerde eşimle tanıştım.Aynı yıl 13 Eylül'de evlendik.
Bir çok insan gibi severek, isteyerek çok güzel duygularla evlenmiştim. Ama başıma ne büyük devlet kuşu konduğunu evlendiğim ilk aylarda daha iyi anladım. Eşim zengin değildi ama bir çok insanın pençesinde olduğu psikolojik sorunlardan, takıntılardan uzak normal, tam mutlu olunacak üstün ahlak sahibi bir insandı. İçinde kalmış duygular ya da bastırmaya çalıştığı bir şeyleri olmayan, şaşılacak derecede dürüst ve hayatımda çok eksikliğini hissettiğim güven duygusuyla ruhumu sarmalayan bir insanla evlendiğim için Allah'a çok şükr ettim. Her sabah kalktığımda onun yüzüne bakarım ve aynı şükrü hemen her sabah yaparım.
Gerçi şakacı ve beni deli eden gıcık bir tarafı da vardır, arkadaşları ve kendi ailesi içinde de gıcıklığıyla meşhurdur. Hatta arkadaşları Tahir'in diline düşeceğine gökdelenden düş daha iyi diye espri yaparlarmış. Bazen gıcıklıklarından bunalıyorum ama hayatımızın tuzu biberi onun gıcıklıkları sanırım. Kendisi hem tip hem de tarz olarak Polat Alemdar karakterine benzetilir, ben tarz olarak daha çok benzetiyorum.
Neyse, 2 Haziran 2005 akşamı oğlum Zülfikar'ı, 3 ekim 2007 öğleni kızım Zührenur'u sağlıklı ve mutlu bir şekilde kucağıma aldım çok şükür.
Çocukken kendimi çok mutsuz hissettiğimi çok hatırlarım ama yetişkinlikte özellikle de evlendikten sonra dünyanın en mutlu kadını ben miyim acaba diye düşündüğüm çok oldu ve hep oluyor.
Özellikle çocuk sahibi olmak ve bütün dünyayı kaplayacakmış gibi hissettiğimiz o yoğun şefkat duygusunu hissetmek bir kadının hayatını güzelleştiren en güzel şeylerin başında geliyor diye düşünüyorum.
Oğlum 1,5 yaşındayken (kızıma hamileyken), 2007 yılının Ocak ayına çocuk eğitimi ile ilgili notlarımı bir blogta paylaşmaya başlamıştım. 3 Şubat 2008'de de blogu ANNENOTLARI.COM'a taşıdık.
Ve bugünlere geldik.
Temmuz 2008'de ev hanımlarının el emeklerini sergileyip satışa sunabileceği WWW.ASTARVE100.COM 'u açtık, halen editörlüğünü yapıyorum. Ağustos 2009'da ev yemeklerinin satışa sunulduğu WWW.SOFRAHAZIR.COM 'U açtık, editörlüğünü yapıyorum.
Mayıs 2008'de, dünyanın yoksul insanlarını ve özellikle de çocuklarının açlıktan kurtulması için düşündüğüm bir web sitesi projesi başladı. İktisat, tutumluluk, duyarlılık gibi erdemlere toplu olarak sahip olabilirsek, dünyadaki fakir insanlar hakkındaki duyarlılığımızı birleştirebilirsek açlığın fakirliğin önemli ölçüde azalacağını düşünüyorum. Bu projemi bir çok insana açtım, ancak çok kapsamlı olan bu projeyle ilgilenecek yeterli gönüllü bulamadığım için ve ben de 2 çocuk ve 3 siteyle ilgilenirken böyle bir işe girişemeyeceğim için önce erteledim. Daha sonra da vazgeçtim. Bunun yerine, hal-i hazırda var olan yardım kuruluşlarında gönüllü olarak çalışmayı seçtim.
Çocukların ve kadınların kalbimde çok özel bir yeri var. Yaşadığım müddetçe kadınlar ve çocuklar için faydalı bir şeyler yapmak istiyorum, özellikle de muhtaç olanları için. Hem sevgiye ve ilgiye muhtaç olanlar, hem de maddi olarak muhtaç olanlar için.
Sizlerin iyi ki bu yazıyı yazmışsınız, bize çok faydası oldu, hayatımızda bir çok şey değişti gibi yorumlarınız beni çok mutlu ediyor. Birilerinin hayatında bir şeylerin daha iyiye gitmesine sebep olmak beni çok mutlu ediyor.
Sizlerden de çocuklarıma daha iyi bir anne olabilmek için dua bekliyorum. Ve daha bir çok noktada iyi dilek ve dualarınıza ihtiyaç hissettiğimi söylemek istiyorum. Cevap veremesem de dilek ve dualarınızın beni çok mutlu ettiğini biliniz ve esirgemeyiniz.
Bu arada bir çok değişik sebepten dolayı siteye resmimi koymayı düşünmüyorum. Babamla bir lunaparkta çekilmiş çocukluk resmimi koydum. İnternet ortamında hiçbir yerde fotoğrafım yok. (Lütfen facebookta gördüğünüz Büşra Karaca isimli fotoğraflı kişiler hakkında o siz misiniz diye sormayınız. )
Sevgiler ve saygılarla.
Büşra Karaca
....
Annenotlari.com ilk açıldığında Hakkımda bölümüne yazılan MESAJ:
iyi bir anne olmaya çalışıyorum. iyi bir anne olmak ne demek diye sorarsanız, ben de bunu halen tanımalayabilmiş değilim.
çocukluğumda çok acılar çektim. maddi değil manevi sebeplerden dolayı. aynılarını çocuklarım yaşamasın istiyorum. ama aynılarını çocuklarıma yaşatmamak adına yanlış şeyler yapmak da istemiyorum. onların bir ben olmayacaklarını biliyorum.
2 çocuğum var, çocukları çok seviyorum. bir sürü çocuğum olsun istiyorum. onları doğru şekilde ve mutlu yetiştirmek istiyorum. onları yetiştirirken hem ben mutlu olayım, hem de onlar mutlu olsun istiyorum.
okuyorum, anlamaya çalışıyorum neyin doğru olduğunu. bazen hayret ediyorum öğrendiğim şeylere, ne kadar önemli diyorum. bunu herkes bilmeli diyorum.
işte böyle bir hayret sonucunda öğrendiğim herşeyi paylaşmaya karar vermiştim 1 yıl önce. bir yıl blogla devam ettik, şimdi de yani bugün 3 şubat 2008 de bir siteye taşıdık blogtaki herşeyi.
henüz çok az şey öğrendiğimi biliyorum. daha çok şey var, bilmem gereken anlamam gereken. düşünüyorum, anlamaya çalışıyorum. ve sizlerle paylaşıyorum. umarım istifade ediyorsunuzdur.
herşey öğrenmekle bitmiyor, bir de uygulaması var tabi. Allah yardımcımız olsun hepimizin.
not: bu sitede sorulan sorulara verdiğim cevaplar, kendi çabamla öğrendiğim bilgiler ışığında şahsi kanaatlerdir. bir uzman ya da bilirkişi görüşü değildir. bunu tüm takipçilerin bilmesini isterim. sizler gibi bir anne babanın fikirleridir yani yazılanlar.
herkese saygılar
ve çocuklarla geçen bol neşeli günler ve yıllar
büşra karaca