Ekleyen : busra
Tarih : 2008.04.27 00:00:00
Mutfak etkinlikleri

Evde Mayonez,Makarna Salatası, Evde Restoran Oyunu



Çocukların en çok sevdiği şey makarna. Her ne kadar bizim oğlan makarnayı hiç birşeysiz sade sevse de bir çok çocuk yoğurtlu veya makarna salatası şeklinde seviyor makarnayı.

Çocuğunuzun karıştırma işlemini yapabileceği makarna salatası: yarım paket makarna, 1 havuç, yarım bardak bezelye, 7-8 sosis, 1 bardak yoğurt, 2 kaşık mayonez, 10-15 biberli yeşil zeytin veya 7-8 kornişon turşu, tuz, süslemek için dereotu

Yapışmaması için bir kaç damla yağ damlattığınız suda yarım paket makarnayı pişirin. Süzgece alın, arasıra sallyarak soğumasını bekleyin. Soğuk sudan geçirirseniz vitamini kaybolur. Havucu ve sosisleri küp şeklinde doğrayıp haşlayın. Havucun vitamininin kaybolmaması için pişirmeden sadece rendeleyebilirsiniz. Bezelyeyi pişirin. Zeytinleri / turşuyu halka halka doğrayın. Çocuğunuz bir kapta önce yoğurt ve mayonezi, sonra diğer malzemeleri karıştırsın. Makarna ılınınca karışımın için boşaltın ve karıştırın.

Aşağıda tarifini vereceğim mayonezden bolca koyarsanız makarnaya yoğurt koymanıza gerek yok. Çok eskiden arkadaşım Dilek'in verdiği bir tarif:

Mayonez: 2 br su ve 3 tam dolu kaşık nişastayı karıştırarak kaynatın, karıştırarak soğutun. 2 br sıvı yağ ekleyin, 2 br yoğurdun susuz kısmından, 1 yumurta sarısı, 2 limonun suyu, 1 tatlı kaşığı tuz ekleyin. Ezilmiş sarımsak da ekleyebilirsiniz. Hazır mayonezin aynısı olmuyor ama daha sağlıklı. Yağını az koyarsanız mayoneze benzemiyor pelte pelte kalıyor bekleyince. Hazır mayonezin kıvamı da içindeki yağdan kaynaklanıyor.

Çocuğunuzla birlikte hazırladığınız bir yemeğin ardından evde restorancılık oyanayabilirsiniz.

Masaya şık bir örtü serin,
Ortaya çiçek dolu bir vazo yerleştirin,
Masanın kenarına ufak bir mum koyun,
Renkli peçeteleri katlayıp içine çatal kaşığı yerleştirin,
Kestiğiniz bir karton parçasını çocuğunuzla birlikte süsleyin ve o günkü menüyü yaldızlı kalemlerle yazın,

Siz garson olun ve servis yapın. Her zaman yaptığınız çocuğunuzun önüne yemek koyma işini biraz daha farklı ve zevkli yapmış olacaksınız. Aynı oyunu baba evdeyken de oynarsanız daha zevkli olabilir.

 

 

Bu yazı 1032 kez gösterilmiştir.
Yorum yazmak için GİRİŞ »
busra 2008.05.01 tarihinde dedi ki :
Portakalagacı yazarı Hatice Özdemirin bir seveni olan kardeşim, (diye umuyorum)
Hatice Özdemirin tasarım ve dekorasyon fikirleri sunduğu sitesinin, insanları tüketime ve israfa sevk ettiği eleştirim üzerine çok kızmışsınız.

İnsanların kendi evlerinde nasıl yaşadıkları kimseyi ilgilendirmez. İsteyen istediği gibi koltuk ve halı renginin uyumunu düşünebilir. Ancak renk uyumu ya da dekorasyon fikirleri üzerinde kafa yorup insanların da dikkatini aynı şeye çekmek, teşvik etmek başka bir şeydir, evinde yaşamak gibi değildir. Tüketim reklamı yapmak ve israfa sevk etmek demektir. Dünyada açlık varken, insanlar çamurdan kek yapıyorken, onları aç bırakan tüketimi niye destekliyor ve teşvik ediyorsunuz derim böyle yapana ve diyeceğim.

hımm, demek ki neymiş ifadeleriyle başlayan çıkarımlarla kendinizi zorlamayın. Çünkü zeytinden bahs etmekle az bir parayla dekore edilemeyecek olan bir çocuk odasından bahs etmenin aynı şey olmadığını vicdanen siz de biliyorsunuz.

Ümraniyedeki oldukça fakir ailelerin dahi evine zeytin girer. Ama kirmiziminder sitesindeki çocuk odasının maliyeti internet kullanan bir çok insanın da karşılayamayacağı cinstendir.

Kimse kimsenin kumbarasına ne kadar attığını bilmez doğru, ancak dilediğimizi alıp sonra da kendimizi rahatlatmak için gönlümüzden kopanı atmak dünyaya pek bir şey kazandırmıyor. 2 ytl lik gereksiz bir şeyi satın alıp sonra da kumbaraya 2 ytl atarsanız sadece sıfırlama işlemi yapmış olursunuz. 2 ytl lik gereksiz bir şeyden vaz geçebilirseniz ve ona vereceğiniz parayı kumbaraya atarsanız dünyaya artı 2 ytl bir kazanç sağlamış olursunuz. Kumbaraya ne kadar attığınızı bilemeyiz elbette. Ama milyarlık şeyleri satın alırsanız kumbaraya milyarlar da atsanız dünyayı değiştirmiyor gördüğünüz gibi. Kumbara fikri yoruma cevap verirken aklıma gelmişti. Kendim böyle bir uygulama yaptığım için de söylemedim.

Kafadan uydurma bahane ifadeniz çok üzücü. Kafadan uydurma dediğiniz dünyadaki açlık mıdır acaba? Dünyanın kaynaklarının yüzde 60yla, nüfusun yüzde 1ini teşkil eden burjuvaların keyiflenmesi midir? Son günlerdeki açlık haberlerinde duyduğumuz üzere dünyadaki israf ve tüketim yüzünden fakirlere ekmek kalmaması mıdır? Yoksa dünya süslerinin esasen oyun ve oyalanmadan başka bir şey olmadığı gerçeği midir? Söyleyebilirsiniz neyin kafadan uydurma olduğunu.

Eleştirimi kimsenin ekmeğini hedef alarak yapmadım, tersine dünyadaki insanların ekmeğini düşünerek yaptım. Kaldı ki Hatice Özdemirin ekmek parası derdinde olmadığı açıktır. Ekmek değil de aksesuar ve dekorasyon parası diyebiliriz belki onun kirmiziminderden kazanmaya çalıştığı paraya.

Böyle bir girişimle ortaya çıkarak portakalagacinda kurduğu köprüleri yıktığını kendisi de anlayacaktır. Yüzde 90ını ortalama gelir sahiplerinin oluşturduğu bir ortamda elit şeyler sunarak aradaki mesafeyi açıyor. Tasarrufla ilgili bir site yapsa oldukça orijinal ve hoş olurdu, herkese ve her kesime hitap ederdi, ancak bu şekilde daha çok sitede bahs edilen şeyleri gerçekleştirebilecek parası olanlara hitap ediyor. Ve insanlara sürekli kendi maddi durumlarını hatırlatıyor.

Belki söylenecek çok şey var ama gerek yok. Son sözüm: Bazı doğruları uygulayamayışımız o doğruları kabul etmemize engelse, korkmamız gerekir. Önce Allahtan, sonra yaptıklarımızın sonuçlarından.
büşra karaca
busra 2008.04.29 tarihinde dedi ki :
himm, demekki neymis, insanlarin emegini ve dolayisiyla ekmegini kafadan uydurma bahanelerle elestirmek yanlismis. Kimse kimsenin kumbarasina fakirler icin ne kadar attigini bilemez. Hele kendisinin bile yapmayi beceremedigi birsey icin baskasini elestirmek hic yakismaz...
duyarli
busra 2008.04.29 tarihinde dedi ki :
Feslegen bahcesi rumuzuyla yazan sevgili anne,

Çocuğun fazla üzerine düşmeden normal bir seviyede gelişimiyle ilgilenmek çocuğa daha faydalı oluyor dediğiniz gibi. Ancak ilk çocuğunuzun hırçın olmasının nedenini, tamamen üzerine düşmenize bağlamak çok yerinde olmayabilir. Belki onun yapısı öyledir, hırçın olmaya müsaittir.

Çocuklar bir şekilde büyüyorlar, geriden veya ileriden takip ederek. Çok ciddi gerilikler olmadığı sürece büyüme grafikleri hayatlarında önemli bir yer teşkil etmiyor. Ama aldıkları mesajlar ve nasıl eğitildikleri hayatlarını şekillendiriyor.

Çocuğun fiziksel büyümesini sağlamaya çabaladığımız gibi ruhunun olgunlaşmasını da sağlayabilmek biz annelerin görevi. Vücudunu yetiştirdiğimiz gibi insanlığını yetiştirebilmek, ve bazı değerleri öğretebilmek. Hepimize kolay gelsin.
sevgiyle, büşra
büşra karaca
busra 2008.04.29 tarihinde dedi ki :
Sevgili duyarlı arkadaşım,
Duyarlılığınız ve hatırlatmanız için teşekkür ederim. Keşke o insanların halini düşünerek soframızdan zeytini kaldırabilsek, bunu yapanlara ne mutlu.

Ancak zeytini kaldıramasak bile yapabileceğimiz bazı şeyler var. Nüfusunun yarısının günlük 1 dolardan daha az parayla geçindiği dünyada yasadığımızı unutmamak ve aşırıya kaçmamak. Mesela soframızda ağzımızı silmek için kullanıp attığımız süslü peçeteden veya aksesuardan 1 dolarla geçinen insanları düşünerek vaz geçebilmek, belki o peçeteye vereceğimiz parayı bir kumbaraya atmak.

Ve yardim kuruluşlarına gönlümüzden koparak verdiğimiz bağışların dışında, almadığımız şeylerin parasını da biriktirip verebilmek. Böyle bir uygulamayı toplumun 10000de biri bile yapabilse, dünya üzerindeki fakirliğin azalmasında önemli bir katkı sağlamış oluruz.
sevgiyle, büşra
büşra karaca
busra 2008.04.29 tarihinde dedi ki :
merhaba, iki cocuk sahibi bir anne olarak, duyarliliginiz ve siteniz cok hosuma gitti. bende okumayi cok severim, ozellikle egitim uzerine olanlari. ilk cocugumu yetistrirken her seyine cok dikkat etmeye calistim, gununu planladim etkinler yaptirdim, vs kitaplarda bahsedilen seyleri uyguladim. sonucta benim cocugum yasinin ustunde seyler biliyordu, fiziksel ve zihinsel gelisimi cok iyiydi ama malesef benim cocugum hircin , sinirli bir yapi sergiledi. ikinci cocugum suan 11 aylik ona digerine ayirdigim ozel zamani acikcasi ayiramadim, gelisimini cm cm takip etmedim, genel kriterler cercevesinde takip ettim. bir noktada kendi basina ozgur , sakin bir sekilde buyuyor. sonuc olarak kucuk oglum daha sakin daha neseli bir bebek oldu, 1 ay farkla bazi davranislarida es zamanli olarak kazandi. ben sunu gordum ki cocuga dogal , sakin bir ortam saglamak , cok caba harcayarak bir seyler vermeye calismaktan daha etkili
feslegenbahcesi
busra 2008.04.29 tarihinde dedi ki :
Dünya üzerinde 850 milyon insan akşam yatağa aç giriyor. birak sosisi yesil zeytini yemege ekmek bulamiyorlar ki...
duyarli
Son Yazılar :
Önemli Konular :
web tasarım deSen
Her hakkı saklıdır © 2010
Kaynak gösterilerek ve aktif (tıklanabilir) link ile alıntı yapılabilir.
Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.

16. Övgünün Olumsuz Yanları 2

Çocukta Çabuk Sinirlenmenin Azaltılması İçin: