
Bugünlerde bizim evde oğlumun çiş telaşıyla daha da zorlaşan anlar yaşıyoruz. Siteyi güncelleyememekten korkuyorum bu telaşların içinde. Siteye yeni bir şeyler hazırlayamasam bile kendimi halimi anlatırım ben de dedim ve yazmaya başladım. Aynı anasayfayla karşılaşmaktansa halimi anlatan değişik bir ana sayfayla karşılaşsın ziyaretçilerim ve takipçilerim dedim.
Oğlumun tuvalet eğitimini geçen yaz taşınma yüzünden ve sonra kardeş doğduğu için kıskançlık yüzünden ertelemiştik. Zaten teşebbüs ettiğimizde de çok tepki göstermişti. Ancak son zamanlarda hazır olduğuna dair verdiği mesajlar üzerine tuvalet eğitimine başladık ve bezi çıkardık. Annem gittikten sonra başladık özellikle, oğlum annemin ve benim ayrı tuvalet muamelesinden etkilenmesin diye. Ve annemle alışıp annem gidince benimle devam ederse durum daha karışık bir hal almasın diye.
Tabi halıları topladık. Sadece salon halı fleks olduğu için salonu bizim oğlan çişini söyleyene kadar kullanmamaya çalışıyoruz.
İşte zorluklardan ve zor anlardan bazıları:
- 15 gündür emekleyen 8 aylık kızım halı olmayan yerlerde emeklemeye çalışıyor. Kaldırıp başka yere oturtuyorum altına bir şey serip ama bıraktığım an vahşi bir hayvandan kaçar gibi bir hızla yeniden emeklemeye başlıyor. Üşümesin diye kucakta tutmaya çalışıyorum araba koltuğuna koyuyorum ama tam etrafı keşf etme dönemim gelmiş beni haps ediyorsunuz der gibi isyanla ağlıyor.
- Dahası kızım sıralamaya çalışıyor yani ayağa kalkmaya uğraşıyor herhangi yüksek bir yere tutunup, düşerse kafası halısız sert yere gelecek mutlaka. Düşmesin ayağa kalkmasın diye ayrı bir uğraş?
- Böyle olunca oğlumun çişinin geldiği bir an kızı yalnız bırakırsam derinden bir viyaklama sesiyle irkilip ?Ay zührenur?a noldu? imgesiyle panik oluyorum.
- Ya da kızımla ilgilenirken oğlumun çişi gelirse ve anında koşamazsan oğlum çişini bırakıveriyor. Bu sabah kaka yapan kızımın poposunu çeşmede yıkarken oğlum çiş diye geldi, o an fırlamam gerekiyordu ama tam yıkamazsam pis sular damlayacak, kızımı yere buraksam yerde halı yok yatağa veya beşiğe koysam inanılmaz hareketli olduğu için anında yere düşüyor. 5 saniye sonra kucağımda kızımla oğlumun yanında geldim ki bizim oğlan koyuvermiş çişini korumaya çalıştığımız salon halı fleksinin üzerine.
- Tek dert çiş ve kakayla ilgili değil elbette. Kızımı uyutmaya çalışırken oğlum odadan çıkmıyor ve sürekli bir şeyler yapıyor. E tabi bizim cimcime ağabeyini izlemekten uyumuyor. Oğlum çık dışarı hadi bebek uyusun, bak bebek uyusun şöyle olur uyumazsa şöyle olur diye brifing veriyorum ama yok. Kapının dışına çıkarıp kapıyı kilitlesem vicdan mı dayanır, zaten ağlıyor durum iyice sarpa sarıyor.
- Aynı durum biraz farklılıklarla oğlumu uyuturken de geçerli. Oğlumu odasında öğlen uykusuna dalsın diye uğraşırken yan odadaki bebek oyuncakları pat pat bir yerelere vurunca, ağlayınca oğlum ?bebek oynuyo, bebek attı, bebek ağlad? gibi bebeğin ne yaptığını dinlemek ve rapor etmekten uykuya dalamıyor. Şu bebek 5 dk sessiz olsa da uyusa oğlum diyorum. Ve etrafta tıkırtı yapan ikinci bir yumurcak yokken çocuk uyutmak ne kadar da ballı bir şeymiş diyorum.
- Geceleri ayrı bir tiyatro. Oğlum süt için uyanınca bizim odaya koşuyor biraz mızıldanarak ve ağlayarak panikle dolu bir halde. Tabi bezi çıkınca çişini de söylemeye çalışıyor. Ama onun sesinden bebek de uyanıyor ve uzun süre ağlayınca katıla katıla ağlar ya bebekler daha başta o şekilde ağlamaya çalışarak. Oğlumu kucağıma almışken bebeği alayım önce de ağlaması kesilsin diye oğlumu bırakır bırakmaz bizim oğlan bebekten beter kendini yerlere atarak ağlamaya başlıyor. Babası alıyor babaya gitmiyor, ben bebeği aldım ya kıskançlık bu işte, illa bana gelecek. Bebeği bırakıp oğlumu kucağıma alıyorum ama bebek üç kat vahim bir ses tonuyla ağlıyor, yok olmadı ben yine bebeği alıyım derken loş ışıklı odada duyduğumuz bir şırıltı sesiyle oğlumun çişini salıverdiğini anlıyoruz.
Hay Allah bir de yer silme işi çıktı şimdi, bebek de hala ağlıyor, oğlum da işedi diye mahcup oluyor bir de onu teselli etme işi çıktı diye düşünüyorum?.
Gerisini anlatmıyım, bir iki saat içinde uykuya dalıyoruz.
- Hadi bu kadar istisnai anlar olmasın, daha normal bir ana bakalım. Mutfaktayız yemek yapıyorum Zührenur araba koltuğunda eline tahta kepçe gibi bir şey vermişim oynuyor. Bizim oğlan geliyor Zührenur?la oynamaya çalışıyor, gıdı gıdı yapıyor. Oğlum bebeği güzel sev dememe kalmadan, gıdı gıdılar patpatlara dönüşüyor, araba koltuğunu zelzelevari sallıyor ve bebek viyaklamayı basıyor. Bebeği kucağıma alıp bir şekilde sakinleştirip yerine bırakıyorum. Ama aynı durum ben bir yemeği yapana kadar 5-6 kere vuku bulunca ağabeyini görünce gene beni ağlatacak diye düşünen Zührenur, ağabeyini görür görmez çaresiz ve yardım isteyen bir ses tonuyla ağlamaya başlıyor.
Bunlar ilk aklıma gelen manzaralarımızdan bazıları. Şu çişli günleri bir atlatsak da biraz normale dönsek diye bakıyorum. Tuvalet eğitimi hikayemizi de ayrıca yazacağım.
Bu yazıyı şikayet ya da ay ne zormuş sadedinde yazmadım biliniz ki. Durumumu anlatmak ve siteyi neden güncelleyemediğime dair özür sadedinde yazdım. Çocukların hayatı zorlaştırdıkları ve bu yüzden az çocuk sahibi olmak gerektiği gibi anafikirlere ya da baba fikirlerine sinir olurum ayrıca. Evet çocuklarla zor günler yaşandığı doğrudur ama onlara ömür törpüsü gözüyle ya da sadece dert gözüyle bakmak gibi bir zalimliğe de düşmemek gerekir. Çocuklarımızın yaşattığı güzel duyguları bize başka hangi varlıklar yaşatmıştır ki düşünsenize. Çocuklarımızın yaşattığı kadar zorlu anları başka şeylerin yaşatmaması da normaldir.
Kendimizi bırakmazsak, şükür edebilirsek, biraz ortamdan sıyrılıp dışarıdan biz gözmüş gibi bakarsak güzel yanların daha fazla olduğunu çok kolay fark edebiliriz. Bugünlerde 4 çocuklu halimi düşünüp bu günkü halime çok şükr ediyorum mesela. 1 çocuklu halimin şu anki halime göre ne kadar şükr edilecek kolaylıklarla dolu olduğunu düşünüyorum. Demek ki şu halim de 4 çocuklu halime göre çok kıyak bir hal diyorum. 4 çocuklu halimi hayal ediyorum, birisi ödev diyor birisi çiş ve mamadan daha soyut ve karmaşık bir kalp sızısı probleminden dolayı ağlıyor mesela diye düşünüyorum, vay be şu anki halim iyiymiş diyorum, şükür ediyorum. Şükür polyannacılık değil, sanılanın aksine insanı reel dünyaya geri götürüyor. İnsanı mutlu ediyor ayrıca.
Evet mutluyum.
Bir de, insan nedendir bilinmez en güzel sonuçları en zor günlerinde alıyor sanırım. Bu günlerde daha çok şey yapmalıyım, şunları şunları da yapmalıyım diyorum hep. Bir şeyler yapma isteğim arttı. Siteyle ilgili bir sürü yenilik düşünüyorum. Ayrıca henüz başlangıç aşamasında olan çok farklı bir proje için kafamda fikirler teoriler cirit atıyor. Geceleri uykusuz kalmak onlarla uğraşmak istiyorum hatta?
Burada bitsin. Çocuklar uyurken koyayım yazıyı siteye?
Sahi, hani 17 çocuklu bir aile vardı ya, sitede tanıtmıştım. İşte 17 çocuğun annesi şimdi 18. ye hamileymiş biliyor musunuz? Benim 2 çocuk hikayeleri ne kadar da basit kaldı şimdi değil mi? Şu videoyu izleyin bakın, açılan sayfada resmin üstüne tıklayın videonun başında reklam gelebilir biraz bekleyin:
http://www.msnbc.msn.com/id/24537885/
Haber yapmışlar bu aileyi. Spiker kadın diyor ki videonun başında:
You think you were tired ?
?Yorgun olduğunuzu mu düşünüyorsunuz??
Anneye de bir bakın hiç 17 çocuk annesi gibi duruyor mu?