
Dün akşam arkadaşım Elif, "Büşra her gün sitene bakıyorum yeni yazı var mı diye ama yok, ne zaman koyacaksın yeni bir şeyler" diye sitem etti.
Ben de aynı duyguları paylaşan ziyaretçileri düşünerek neden yeni yazı koyamadığımın sebeplerinden bahs etmek istiyorum.
Herşeyden önce benim bilg başına geçememe problemim var. Gerçi bu sorunu daha önce çok dillendirmiştim ama gitgide daha büyük sorun olduğu için yine söyleme ihtiyacı hissediyorum. Bilg. karşısına geçtiğim an tepemde ve kucağımda iki veled savaş başlatıyor.
Öğlen kızım uyurken açsam, oğlum hemen "anneeee bilg.da araba oynıyım mııııııııı" cümlesini 85 kere tekrar etme rutinine başlıyor. Antisosyal eğilimli ve bilg başına geçince psikopatlaşıp saatlerce oyun oynayabilen bir çocuk. Aman o oyun hastası olmasın da ben internete az giriyim diyorum.
Akşamları 22.30 da çocuklar uyuyunca internetteki en zaruri işim, diğer sitemiz www.astarve100.com ürünlerini onaylıyorum kısa bir süre. Bu işim sırasında da eşim, hadi bitti mi, ne zaman biter, çay içelim, balkonda oturalım diyor. Ben de bütün gün koşturmuş biri olarak bilg uğultusu ve klavyenin tuş sesini bile çekmek istemiyorum zaten. Eşimle konuşmak, oturmak dinlenmek rahatlamak istiyorum. Gece olunca çocuklar uyuyunca da bilg açmıyorum.
Bir de artı olarak bu günlerde çok yorgunum, eskisi gibi ufak vakitleri değerlendirip istediğim şeylerle ilgilenemiyorum. Artık ekseriya kendimi yorgun hissediyorum, ve uykusuz. Eskiden baş ağrısı nedir bilmezdim. Şu aralar ise kafamda sürekli bir uğultu ve baş ağrısı var. 18 gün süren yolculuğumuz güzeldi ama onun yorgunluğunu bile atamadan yolculuk dönüşü çamaşır, temizlik vs. işlere giriştim. Bazen gün boyu ev işi yapıyorum, yapıyorum, yapıyorum bitmiyor. Gece oluyor, ay bugün de iş yaparak geçti ama bitmedi daha yarın şunlar şunlar var diyorum. Gece olup yatma vakti gelince kuş olup yatağa uçuyorum, bazen gözüm açıkken rüya görmeye başlıyorum. Oh ne güzel gece oldu, çok şükür telaş bitti diyorum. Sırtımı yatağa koyunca çok şükür diyorum.
Havalar da ısınınca çocuklar her gün dışarı çıkmak istiyor. Oğlumla kızım bebekken her gün çıktığımız gibi çıkamıyoruz, 2 pıtırın peşinden koşmak çok daha zor ama çıktıkça o da yoruyor beni.
En kısa zaman yolculuk izlenimlerini, fotoğrafları, sitemde yemek bölümüne koyacağım bir sürü tarifi, yeni kitapları, eğitim yazılarını paylaşmak istiyorum. Ama kim yazacak kim vakit ayıracak? Bazen yanımda hayali bir sekreterim olsa ben söylesem o yazsa internet işlerini halletse diyorum :)
Mutfakta ya da evin herhangi bir köşesinde çok ufak bir işi yapmanın yanınızda 2 çocuk varsa nasıl kabiliyet isteyen bir şey olduğunu artık hiç anlatmıyorum.
Hah işte ben yazımı bitirmeden uykudan uyanan oğlum geldi, arkadan da ağlayan kızım. Oğlum normalde öğlen uykusuna yatmazdı. Bugün yatırıp ancak bu açıklamayı yazabildim sizlere.
Oğlum bal istiyor nereden aklına geldiyse rüyada mı gördü acaba, kızım meme diyor.
Ramazan'dan önce de memeden kesme serüvenimiz bitsin diyorum ama bakalım ne olacak bilmiyorum..
Yani durumumuz bu.. Bizim halimiz ne zamana kadar böyle sürer bilmiyorum, bu dönemde sizlerin paylaşmak isteğiniz şeyler olursa siteye koymak isterim. Yazılar, kısa cümleler, çocukla yapılan faaliyet fotoları, tarifler.
Paylaşmak istediklerinizi: busra@annenotlari.com adresine iletebilirsiniz.