Ekleyen : busra
Tarih : 2009.10.13 00:00:00
0-4 yaş sorunları

Çocuk Kreşe Gitmeli Mi,Gitmeyenler Neler Yapabilir



Geçen yılın başında çocuklar kreşe veya yuvaya gitmeli mi, kaç yaşında gitmeli şeklinde sorduğunuz sorulara cevap verememiştim, bu yıl da okullar açılırken aynı sorular geldi.

Bu tür soruların evet mutlaka gitmeli, hayır gitmemeli diye kesin cevapları elbette olamaz. Birçok eğitimci çocukların apartman hayatında özellikle kış aylarında çok sıkıldığını, kreş veya anaokulunun iyi bir tercih olacağını söylüyor. Benim düşüncem çocuğun kreşe gitmesi gerçekten çok büyük gereklilik olmuşsa gitmesi şeklinde. Çok büyük gereklilik olmamışsa, anne babalar çocukların sıkıntılarını gidermek adına biraz daha gayret edip durumun üstesinden gelmeye çalışabilir.

Ayrıca kreşe göndermek, ailenin ekonomik planına da yansıyan bir şey olduğu için, apartman hayatında yaşayan her çocuğu kreşe göndermenin bir gereklilik olarak algılanmasını doğru bulmadığımı söylemeliyim. Ekonomik kaygılar yüzünden gerilen ve gerginliğini çocuğa da yansıtan bir anne baba yerine, ya da o kadar para verip seni okula gönderiyoruz modunda çocuğun başına kakan bir ebeveyn yerine, çocuğunu kreşe göndermeyip ilgi ve faaliyetlerle mutlu etmeye çalışan bir anne baba tablosunu tercih ederim.

Yaş konusunda ise 3 yaştan önce anneden ayrılmamalı diyor hemen her eğitimci. 3 yaşını doldurduktan sonra da 1 yıl beklenmesinin daha yerinde olduğunu düşünüyorum. Gerekiyorsa 4-5 yaş’ta gönderilebilir. 6 yaş için zaten devletin anaokulları var, gerçi 5 yaşta da çocuğu alıyor anaokulları ama bu sefer 6 yaşta ilk okula vermek gerekiyor.

Kreş veya anaokulu seçiminde dikkat edilmesi gereken birkaç şeyden sonra, daha çok anaokulu veya kreşe gitmeyen çocuklar için evde nasıl alternatifler düşünülebileceğinden bahs etmek istiyorum.

Kreş & Yuva Seçiminde:

- İşletmenin idarecisi olan kişinin veya kurumun eğitim anlayışı, işini severek yapıp yapmadığı,
- Bizzat çocuğun dersine girecek olan/ çocukla ilgilenecek olan öğretmenin çocuklara yaklaşımı, tecrübesi, eğitim anlayışı - (Zaman doldurmak için mi iş yapıyor yoksa işini seviyor mu, çocuklarla daha önce tecrübesi olmuş mu),
Ortamın çocuklar için cazip olup olmadığı (karanlık ve dar bir ortam mı, güneş alan bahçeli bir yer mi, içerideki materyallerin ilgi çekiciliği) gibi şeylere dikkat edilmeli.

Okulun programı, beslenmeyle ilgili şeyler zaten her anne babanın kendine göre takip edeceği dikkat edeceği şeyler.

Gelelim kreş &a yuvaya gitmeyen çocuklar için düşünülebilecek şeylere:

Çocuğun ilgisini ne çeker? => yenilik + değişiklik

diye bir formül ürettim kendimce :) Değişiklik ve yenilik adına şunlar yapılabilir:

1. Eve çocuğun ilgisini çekecek değişik yayınlar sokmak:
Gazetelerin verdiği bulmaca ve çocuk eklerini takip etmek, çocuk dergileri ve faaliyet dergilerinden yararlanmak. Çocuğu birden bire yayına boğmak , hepsini önüne koyuvermek şeklinde değil de; hafta hafta farklı yayınları alarak çocuğa değişiklik hissettirmek. Haftalık/ aylık dergilere abone olmak da, çocuğun derginin geleceği günü beklemesi gibi güzel bir heyecan oluşturabilir.

Gazete eki ve dergilerin çocukları heyecanlandıracak fonksiyonu da var. Çoğu çocukların yaptığı resimleri, şiirleri yayınlıyor. Bunu başarmak da çocuk için iyi bir motivasyon oluyor.

Dikkat Geliştirici Setler ve okul öncesi setler de çocukla beraber takip edilebilir.

2. Radyolardaki Çocuk Programlarını Takip Etmek:
Bu programları arayarak çocuğun katılıp konuşmasını sağlayabilirsiniz. Çocuğunuz bunu istemezse, programa mektup, şiir, hikaye vs, gönderebilir çocuğunuz. Ya da birlikte email atabilirsiniz. Ya da sadece “programınız çok güzel, sizi her hafta dinliyorum. Ben 3 yaşındayım, adım şu, kardeşim var, şunları yapmayı seviyorum” gibi cümleler de iletebilirsiniz radyo programında yayınlanmak üzere. Bu kadarı bile çocuğunuzu eğlendirecektir.

3. Haftanın Müsait Bir Gününü Çocukla Birlikte Değişik Bir Yere Gitme Günü İlan Etmek:
Seçtiğiniz bu günü özel olarak çocukla beraber planlayın, en az 2 saat geçireceğiniz bir yer olsun. Bu şekilde planlamanız çocuğu mutlu edecektir. Geçerken uğrayıp yarım saat çocuğu tatmin etmeden bitirmek şeklinde uygulamayın. Belediyelerin kültür merkezlerindeki tiyatrolar, sinemalar, büyükşehirlerdeki hobi evleri, AVM’lerdeki çocuk oyun parkları tercih edilebilecek güzel yerler. Müze ve sergiler de takip edilebilir.  Hiç birşey bulamazsanız, çocuğu bir pastaneye götürüp ufak bir spangle gibi bir şey yiyebilirsiniz. Önemli olan o saati çocuğa ayırdığınızı göstermeniz. Hava yağmurlu, çok soğuk vs olduğunda, evde dışarı çıkmış gibi Evde Restoran Oyunu gibi oyunlar oynayabilir, ya da sinemaya gitmiş gibi film izleyebilirsiniz.

Haftasonu babanın tatil gününde ailecek bir yere gitmek şeklinde de oluyor bu tür yerlere gitmek. Ailecek gezmelere artı olarak, haftaiçi sadece anneyle özel olarak planlanıp yapılırsa, çocuk için olduğu daha belirgin olan ve çocuğu daha mutlu eden bir etkinlik olacaktır. Hem anneye de iyi gelir.

4. Çocuk Oyun Grubu Kurmak Veya Ev Okulu Organizesi: Aynı yaş gurubu çocuğu olan 7-8 anne, 2 yıl boyunca devam ettiğimiz ev okulu faaliyetimizi oğlum çok sevmişti. Her hafta bir annenin evine misafir oluyorduk, her 2 anne de farklı bir etkinliğin öğretmeni oluyordu. Anneler sırayla hikaye okuyor, kavramları vs. yi öğrenmeleri için aldığımız kitap setinden bölümler yaptırıyor, el becerilerini geliştirici faaliyetler –boyama, yapıştırma- yaptırıyordu. Çocuk için arkadaş ve yaşıt çok önemli, bu tür gruplar çocuk için çok gerekli.

Ya da yakın bir kreşte& yuvada, çocuklar için ayrılmış kısmı olan bir kafede, bilgi evinde, 5-6 anne belli bir gün ayarlayıp 2-3 saatliğine yönetimle anlaşabilir, haftanın bir gününü Oyun Grubu'na ayırabilirsiniz.

Ben bu sene Ümraniye Belediyesinden kültür merkezi veya bilgi evlerinde, 2-3 yaş çocuklar için oyun grubu organize etmeleri için teklifte bulunmayı düşünüyorum. 2 yaş kızımla gitmek için.

Oyun grubu günü ve çocukla değişik bir yere gitme günü imkan varsa 2 ayrı gün olarak yapılmalı. Biri var diye birinden vazgeçmeyin.

......

Anne ve çocukların, evde mutlu olmaları için aşağı yukarı haftalık bir plan, ve günlük bir planlarının olmasının iyi olacağını düşünüyorum. Saati saatine programlar yapmak hiçbir zaman uygulanabilir gelmemiştir bana, ama aşağı yukarı şunlar yapılacak şuraya gidilecek diye önceden belirlenmiş bir listeleri olursa anneler çok rahat eder. Buzdolabı ya da panonuzda her zaman hazır kağıdınız bulunsun.

Ayrıca günlük planları gerçekleştirmek ve gün için güzel planlar yapabilmek erken kalkmaya çok bağlı. Erken kalkmak mucize gibi bir şey.

Çocuklarla birlikte yapılabilecek bir çok etkinlik örneği sitemizin anasayfasındaki Çocuğumla Bugün bölümünde mevcut. Oradan yararlanabilirsiniz.

Herkese kolay gelsin… Herkesin çocuklarıyla birlikte mutlu ve güzel zaman geçirmesini dilerim.

Çocukla vakit geçirmek faaliyet yapmak için çok hevesli istekli bir anne olmama rağmen, biraz erkek çocuklarının kızlar gibi faaliyete ilgi duymaması ve bilgisayarda bir şeyler izlemek varken oğlumun faaliyetleri ilginç bulmaması, biraz oğlumun durgunluğu ve sosyal ortamlardaki çekingenliği gibi özelliklerin aşılması için, biraz da bana saçımı yoldurtan kardeş kavgaları sebebiyle, 4 yaşındaki oğlumu bu sene kreşe gönderdik. Biraz işimin azalacağını ve rahat edeceğimi düşünüyordum ama sabah çocuğu bırakma (e tabi kızım da geliyor, ikisini birden hazırlama, çıkma süreci) sonra kahvaltı için koşturma, eşim evde çalışan bir insan olduğu için öğlen yemeği için koşturma, yemek hazırlama, bulaşığını toplama vs, öğlen kızımı uyutma seramonisi ( bu aralar zor uyumaya başladı, öğlen uykusunu kaldıracağız galiba), ardından oğlumu alma saatinin yaklaşmasıyla çıkmadan önce bitirmem gereken işler derken  benim için değişen pek bir şey olmadı. İş olarak yüküm hafiflemese de, kardeş kavgalarının azalması, kızımla kahvaltıdan sonra biraz yapıştırma faaliyet filan yapmamız, ve oğlumun eve ekstra mutlu gelmesi elbette yetiyor bana. Gerçi bu günlerde sabah giderken biraz zorlanıyoruz, istemiyorum okula gitmek filan diyor ama uyum sürecini de atlatırız kolaylıkla inşallah.

Yorum yazmak için GİRİŞ »
26954
busra 2009.10.15 tarihinde dedi ki :
Merhabalar onumuzdeki haftaklarda 2 aylık bir izne ayrılacagım haftalık plan yapma fikri çok mantıklı gozukuyor. Oglumla gecirecegim zamanı çok iyi degerlendirmek istiyorum.
melek
busra 2010.01.28 tarihinde dedi ki :
merhaba büşra hanım,dünde yorum yazmıştım size yazıları okumaya devam ediyorum ve paylaşıyorumda arkadaşlarımla.Kızım 2.5 yaşında.yaşıtlarıyla görüştürme konusunda biraz sıkıntımız var.kızımın yaşıtı olarak sadece bir arkadaşı var genelde çevremizdeki görüştüğümüz arkadaşların çocukları ya daha küçük yada çok büyük.kızım kendinde büyüklerle oynamayı çok seviyor ve yaşıtı arkadaşından sa bi ablasını söylüyor onla görüşelim diyor.bu yaş için normal sanırım.geçen sana mart sonu gibi dışarı çıkmaya başladık kasım başı gibi eve kapadık tabi yani 7 ay boyunca havalar çok sert olmadıkça kızımı hep dışarı çıkardım parkımız var site içindeyiz.parkta oynamayı çok seviyor..çok iyi oluyordu ama ama evde olmak banada kzıımada iyi gelmiyor.kış için oyun grubu kurmayı düşünüyorduk ama dediğim gibi çok aynı yaşta çocuk yok hatta olanlar bile evden çıkmak istemiyor çocuk hasta olur hastalık bulaşır kaygılarıyla.valla ben kızım deşarj olsun diye herşeye razıydım çok hareketli çok sosyal kızım kalabalık seviyo ama malesef evde ikimiziz tüm gün elimden geldiğince arkadaşlarıyla görüştürmeye çalışıyorum.faliyetler yapıyorum kesme boyama hamur evcilik komşuculuk :))) elimden bu geliyor...kreşe yollama fikrimiz vardı ama yakında taşınıcaz ordaki kreşe yollamayı düşündüğüm için burda vermedim.bende şimdilerde iş aramaya başladım planlarımız var taşınıcaz kızım kreşe alışıncada ben çalışıcam inşallah kreş kızıma iyi gelcek eminim...imkanı olanlar versin dediğiniz gibi evde oynayabiliyolarsa çocuklarına yetebiliyorlarsa sosyal ortam oluşturabiliyorlarsa vermesinler ama çocuk bütün gün pc başınd yada tv başında canı sıkılıyor yazık...
filiz demir
busra 2010.05.06 tarihinde dedi ki :
Merhabalar ,
Blogunuzun uzun zamandır takip ediyorum Kres ile ilgili önerilerinizi görünce MONTESSORİ EĞİTİM İLE İLGİLİ sizin de ilginizi çekebileceğimi düşündüğüm bir blog var.Bu arada İSTANBUL'DA İLK MONTESSORİ EĞİTİMİ VERECEK OLAN BİR ANAOKULU PROJEMİZ VAR, sizde blogunuzda yer verirseniz sesimizi daha çok duyurabiliriz diye düşündüm... montessoriegitimi.blogspot.com/ ayrıca montessoriokul.blogspot.com/
Teşekkür ederim.
Sevgilerimle
Zeyneppela
busra 2011.01.15 tarihinde dedi ki :
Merhaba Büşra Hanım yazılarınızı yeni okumaya başladım ve ilgiyle okumaya devam ediyorum.Benimde 2,5 yaşında bir oğlum var devamlı yanında arkadaş istiyor evde canı sıkılıyor kış nedeniyle pek bir yere gidemiyoruz her gün bir arkadaşına gitmek istiyor fakat gittiğimiz zaman onlara karşı hırçın davranıyor ve kesinlikle eve geri dönmek istemiyor.Çok fazla göz yaşı döküyor.Bende çok üzülüyorum.Bu nedenle kreşe gitmesine karar verdim ve kendisine kreş ortamını anlattım çok sıcak bakıyor okula gideceğim diye çok seviniyor.Tabi nelerle karşılaşırız bilmiyorum sizce kreşe vermekle doğru bir karar mı veriyorum.Şimdiden teşekkürler...

Siz bilirsiniz,3 yaştan önce anneden ayrılma pek tavsiye edilmiyor.
Sinem Güldemir
Yeni yazılardan haberin olsun
Paylaşmak İstediklerim
Instagramdan Kareler
web tasarım deSen
Her hakkı saklıdır © 2010
Kaynak gösterilerek ve aktif (tıklanabilir) link ile alıntı yapılabilir.
Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.


Bu bölümde göreceğimiz yöntemler, hep sorunun yetişkine ait olduğu zaman kullanılacak yöntemler. Sorun çocuğa ait olduğunda kullanılacak yöntemler ileride gelecek. (Örneğin çocuk okuldaki sınavı kötü geçtiği için mutsuzsa sorun kendisine aittir.)

Yetişkinler, çocuğum dışarıda onu bunu istiyor ağlıyor, çocuğum beni dinlemiyor, bana vuruyor diye o kadar çok soru soruyorlar ki; işte bu yöntemleri iyi takip etmeleri gerekiyor. Bu davranışlarda sorun yetişkinin sorunudur. Kendisinin çözmesi gerekir.

Sorunları çözmek için ilk seçenek çocuğun gereksinimlerini öğrenmek idi. (Bakınız önceki yazı)

2. Seçenek: Alış Veriş Yapalım:

"Bebekler söz konusu olunca başka bir etkili yöntem de kabul edilemeyen davranışı kabul edebileceğiniz bir başkasıyla değiştirmektir. Naylon çorabınızla oynayan bir çocuğun eline eski çorabınızı verip, yenisini alinden alabilirsiniz. "Cam bir eşya ile oynayan çocuğa benzer ya da daha ilgi çekici bir şey verip elindekini alabilirsiniz.

Çok basit olan bu yöntem çok büyük etki yapıyor, en güzeli de yetişkinler akıllarında bu yöntemi düşününce güç kullanıp çocukları cezalandırmayı akıllarına getirmiyorlarmış.

İlla çocuğun elinden bir şey almasanız da çocuğa farklı bir seçenek sunmak olarak da uygulayabilirsiniz. Tehlikeli bir yerde oynayan çocuğa gel burada oyna, bak gel burada şu var bu var diye cazip yönleri söyleyebilirsiniz.

Öyle yapma, onu elleme, oraya çıkma, şuraya vurma, ses çıkarma vs gibi sürekli olumsuz –me, -ma içerek emir cümleleri kullanmaktan bıkan yetişkinlere duyurulur :)

Bunların yerine; gel böyle yap, gel bunu elle, gel buna çık buradan hoppa yapalım, gel şuraya vur tintin sesler çıkar gibi seçeneklerle alış veriş yapılabilir.

3. Seçenek: Ortamı Değiştirmek:

"Çocuğu değiştirmek yerine ortamı değiştirerek çocukların kabul edilemeyecek davranışların çoğu değiştirilebilir. Canı sıkılan ve mızmızlanan çocuğa (özellikle 2,5- 3 yaş) ilgisini çeken bir şey –boyama kitabı, bulmaca, kil vb- tutuşturulunca sessizce onunla oynadığını görmüşsünüzdür. Yuva öğretmenlerinin her gün uyguladıkları bu yöntem ortamı zenginleştirmektir."


"Çocukların bunun tam tersini istedikleri günler de vardır. Ör: Çocuklar yatmadan önce ilgilerini çeken şeylerle yakından uğraşmaya başlayınca akıllı anne baba ortamı yoksullaştırma nın zamanının geldiğini anlar. Aşırı uyarılmış çocuklar masal okunarak ya da o gün yaptıklarını size anlatması istenerek sakinleştirilebilir." (Dün gece yatmadan önce oğlumun baloncuk yapıp onlarla oynamasına sinir olmuştum. Hadi yatalım hadi yatalım demekten bıkmıştım. Ortamı yoksullaştırıp baloncuk yapma oyuncağını komedinin üstünden almam gerekiyormuş oğlum görmeden önce demek ki.)

Anababalar çocukların etrafındaki uyarıcıları azaltmayı başarabilirlerse, yatmadan önceki mücadeleyi de ortadan kaldırabilirler.

Anababaların aldığı önlemlerle bebeklerin kabul edilemeyen davranışlarından da kaçınılmış olur.

Kırılmayan bardak fincan almak, kolay kayan halı ve yollukları sabitlemek ya da kaldırmak, bıçakları kesici aletleri saklamak, yukarılara kaldırmak vb.

Çocuklar sehpa, komidin, köşelik vitrin vb yerlerdeki örtüleri 2 sn bile orada tutmadıkları için, onları her yerde bulduğumda sinir oluyordum ve tekrar yerine koyup tekrar dağılmasını izlemek beni her defasında kat kat sinir ediyordu. Örtülerin hepsini kaldırarak bu stresi ortadan kaldırdım, yani ortamı değiştirdim. Çok da rahat oldu. Aradan aylar geçip örtüler onları rahatsız etmemeye başlayınca tekrar koydum, şimdi hiç ellenmeden yerlerinde duruyorlar. Bu da bizim yaşadığımız sayısız örnekten bir tanesi.

Buradaki ilke çocuk yerine ORTAMI kısıtlamaktır.

Şimdilik bu kadar, bu bölümün bir sonraki yazısında; yüzleşici ben iletisi..

* Alıntılar 'Çocukta İç Disiplin Mi, Dış Disiplin Mi?" width="100"/>
31. Çocuk Davranışlarını Değiştirme Yöntemleri 3

Evde Yengeçburger