
Ben iletilerini ve yaptıkları etkiyi örneklerle daha iyi anlayabiliriz.
1."Bu çocuklarla Ben-iletilerini kullanmaya hiç istekli değildim. Yönetilmeleri çok zordu. Sonunda tüm cesaretimi topladım ve resim atölyesinde boyalarla masaları kirletirlerken , onlara çok güçlü bir ben iletisi gönderdim: Siz masaları kirletiyorsunuz, ben arkanızdan temizlemek zorunda kalıyorum. Bu da beni çok ve yoruyor ve sinirlendiriyor. Temizlik yapmaktan bıktım. Sonra durdum ve tepkilerini beklemeye başladım. Bana güleceklerini ve söylediklerime aldırmayacaklarını sanıyordum, ama öyle olmadı. Duygularımı işitince, şaşkınlıkla bir dakika kadar beni izlediler. Sonra biri, Haydi gelin, masaları temizleyelim dedi. Dilim tutulmuştu.
Elbette tüm davranışları hemen düzelmedi. Ama şimdi her gün boyaları dökseler de dökmeseler de masaları temizleyip çıkıyorlar."
Bu öğretmenin yaşadıkları ona özgü şeyler değildir, çocuklarla yüzleşmek için bir kez riski göze alıp duygularını iletseler, düşüncesi ya da kötü olarak bildikleri çocukların, öğretmenin duygularına nasıl saygılı olduklarını göreceklerdir.
Ben-iletileri kullanmak bazı insanlar için ayrıca zor olabiliyormuş:
2. "Sen-iletilerinin öğrencilerime ve onlarla olan iletişimime ne denli olumsuz etki yaptığını anlamama rağmen, Ben-iletileri ile konuşmak benim için çok zor oldu; çünkü bana küçükken, gerek okulda gerek evde benli konuşmam ve duygularımı dile getirmemen öğretilmişti. Duyguları açıkça dile getirmek zayıflıktı."
Bu öğretmenin duygularını sanırım bizim kültürümüzde yetişen bazı babalar biraz daha fazla yaşıyorlar. Sen erkeksin diyerek, erkeğin duygularını ifade etmesi sanki onun kişiliğini zedeleyecek bir şeymiş gibi öğretiliyor. Oysa bir baba, rahatlıkla eşi veya çocuğu ile yüzleşebilse, senin şu davranışın bende şu duygulara sebep oluyor diyebilse ne kadarçok şeyi aşmış olur.
Bu öğretmen duygularını ifade edebilirse, çocuklar ona gerçek bir kişi gibi bakamya başlayacaklardır, çünkü o duygularını önce kendisine sonra da başkalarına açmak ve düş kırıklığına uğrayabilen, acı çekebilen, korkabilen ve kızabilen bir kişi olduğunu güvenini geliştirmiş olur. Öğrencileri artık onu, zayıflıklarıyla yetersizlik duygularıyla, tıpkı kendileri gibi biri olarak göreceklerdir.
Ben-iletilerinin bu etkisini çok seviyorum. İnsanın kendi zayıflığını kabul etmesi anlamına geliyor. Sen-iletilerinde ise (-sen- ne kadar düşüncesizsin, -sen- ne kadar dağınıksın vs) insanın kendi zayıflığını göstermeme ve kusuru da karşı tarafa yükleme çabası var. Ben-iletisi ise senin şu davranışın beni şu şu şekilde incitti mesajı vererek, insanın kendi zayıflığını, her insan gibi incinebilen bir varlık olduğunu ifade etmesi var.
İyi bir ben iletisi Şöyle şöyle yapmalısın Bunu yapman gerektiğini düşünüyorum gibi bir çözüm vermez. Yetişkinlerin sorunlarını çözmek için gençlerin endi çözümlerini bulmalarına izin verir. Bu çözümler çoğu zaman yetişkinleri şaşkınlığa düşürecek kadar yaratıcı ve ustacadır.
3. "Mark odasındaki bazı eşyalardan korkuyordu. Canavarları seviyor ama geceleri onlardan korkuyordu. Anne babasının yanına gittiğinde Mark çok uykumuz var, yatağında yatsan iyi olur. Sen yatağımıza gelince biz uyuyamıyoruz, ertesi gün yorgun ve sinirli oluyoruz dedim. Bu iletim belki on kez tepkisiz kaldı. Sonunda gitti ve pikabını çalmaya başladı. O zaman pikabın sesinin de bizi uyutmadığını söyledik. Pikabın sesini kendisi duyacağı kadar kıstı. Çok tatlıydı. Bu kadarı onu rahatlatıyor, bizi de rahatsız etmiyordu."
4."Bir gün eve gelince oğlumun voleybol ağını yeni ektiğim çimlerin üzerine kurduğunu gördüm. Yeni çıkmaya başlayan çimlerin üzerinde sayısız ayak izi vardı. Çimlerin berbat olduğunu görünce nasıl delirdiğimi, yeniden ekmek için zaman harcamak istemediğimi anlatan güçlü bir ben iletisi gönderdim. Homurdanarak anladığını söyledi ve TV izlemeyi sürdürdü. Birkaç gün sonra eve döndüğümde komşu çocuklarla voleybol oynuyorlardı. Ağ araba yolunun üzerindeydi. Çocuklar çimlere basmadan üzerinden atlıyorlardı. Buna dikkat ettiğimi söyleyince çocuklardan biri, Her ayak izi için karşı taraf bir servis kazanıyor dedi. Bu çözümü nasıl bulduklarını bilmiyorum ama işe yaramıştı. Ben bunu asla düşünemezdim."
Evet, yukarıdaki 3 örnekte ben iletilerin nasıl işe yaradığını, yetişkinlerin çocukla nasıl yüzleştiğini gördük. 2 nolu örnekte ise bazı insanların Ben-iletileri kullanamamasının sebebini ve kullanırsa nelerin değişeceğine değindik.
Bizim evden de bir örnek verdikten sonra bitirelim.
Yatak odasındaki yatağın üstünde ğın ğın yaparak arabasını gezdiren oğluma şöyle dedim;
Araban yatak örtüsünün işlemelerine takılıyor ve kopartıyor, kopmuş ip parçalarını tekrar dikmek mümkün değil, bu kopuk parçalarını gördükçe örtünün her tarafı böyle olacak diye korkuyorum.
Oğlum bir kere üf dedi ama hemen bırakıp başka bir odada oynamaya başladı.
Sizler de Ben- iletilerini deneyerek, gördüğünüz tepkileri bu yazının altına yorum olarak eklerseniz çok sevinirim.
Son olarak, etkili yüzleşme sağlamak için Ben iletileri’nin taşıdığı 3 önemli özellikten bahs edelim.
1. Çocukta değişim isteği oluşturabilir.
2. Çocuğun olumsuz değerlendirilmesi en alt düzeydedir.
3. İlişkiyi zedelemez.
Bir sonraki yazıda önleyici Ben-iletisi..
Görüşmek üzere.
*Alıntılar 'Çocukta Dış Disiplin Mi, İç Disiplin Mi?' isimli kitaptan yapılmıştır. Dr. Thomas Gordon, Sistem Yayıncılık