
Annem, oğlumun bebeklerin annenin karnından çıktığını bilmesine çok şaşırmış geçen gün konuşurlarken, ay bu herşeyi biliyor ya dedi. Bilmesi normal değil mi dedim, ben de annemin şaşırmasına şaşırdım biraz.
Oğluma bu konuyu anlatmamsa şöyle olmuştu:
Bir gün ağlayan oğlumu susturmak için ortalıktaki fotoğraf albümünü açmıştım ve evlilik resimlerimizi gören oğlum, anne ben nerdeydim o zaman sorusunu sormuştu. Albüme daha önce çok bakmıştık ama bu soruyu sormazdı önceden.
Oğlum sen o zaman yoktun dediğimde algılayamadı ve aynı soruyu sorarak anne ben nerdeydim diye sızlanmaya başladı. Ben de dedim ki, o zaman sen başka biryerdeydin, biz evlendikten sonra babanla bir çocuğumuzun olmasını istedik. Çoğu anne baba evlendikten sonra çocuklarının olmasını ister. Bebekler önce annelerinin karnında büyür, sen benim karnımda büyüdün. Sonra hastaneye gittik ve doktor amcalar teyzeler yardım etti, seni karnımdan çıkardılar. Ben bebeğim oldğu için çok sevindim, seni öptüm. Sen babamla benim ilk bebeğimizdin.
Devamında oğlum şu soruyu sorunca ise kahkaha atmamak için kendimi zor tuttum:
Peki senin karnına girmeden önce nerdeydim anne? Babamın karnında mıydım?
Çocuk o kadar samimi soruyor ki soruyu, çocuğun konuyu garipsememesi ve bu tür konuların onda bir çekingenlik oluşturmaması için ciddi ve şefkatli olmaya çalıştım.
Hayır babanın karnında değildin. Başka bir yerdeydin dedim.
Gerisini çok fazla merak etmedi ama sorsaydı, sen başka güzel bir yerde bekliyordun diyecektim.
Etrafımda hamile olan bir iki arkadaşım var ve oğlumun da yeni kardeşi olan arkadaşları var. Sanırım bu günlerde oğlum bu konuyu iyice pekiştirdi, geçen gün tuvalette kakasını yaparken, bebekler annelerin karnında olur, sonra oradan çıkarlar gibi şeyler söylüyormuş yüksek sesle, babası duymuş.
Sonra tuvaletten çıkarken de bana şu soruyu sordu. Anne ben senin karnından nasıl çıktım?
Allah karnıma bir genişlik verdi, karnım açıldı doktor teyzeler de yardım etti, seni çıkardılar dedim. Bu cevap tatmin etti ve başka birşey sormadı.
Geçen gün de, tuvalette çişini yaparken anne senin pipin var mı dedi. Hayır oğlum yok dedim. Peki sen çişini nasıl yapıyorsun diye sordu. Benim pipim yok çünkü ben erkek değilim. Ama kadınların da çişlerini kolaylıkla yapabilecekleri bir yer var, oradan yaparlar dedim. Hmm anladım dedi.
Ayıp gibi gelen sorulara cevap vermek aslında çok kolay değil mi?
Kısa, öz, açıklayıcı, çocuğun anlayacağı gibi, anlayacağı kadar, fazla ayrıntıya girmeden, gerilmeden..
 Bu sebeplerle siteyle ilgilenmeye vaktim olmadı ama ev hanımlığı hakkında Nevzat Tarhan)
<br /><br />Ev işlerini hiç sevmem, hep ünv. okumaya yönelik büyütüldüğüm için hiçbir zaman ev işleriyle gerçek anlamda tanışmadım. Annemin de ev işlerini sevdirmek, ne nasıl yapılır öğretmek, bazı işleri kolayca yapıvermeye alıştırmak gibi olumlu etkisi olamadı. Evlendiğimde inanır mısınız kahve yapmayı bile pek bilmiyordum. Aşırı şekerli kahve yapıp misafirleri bayıyordum :)<br /><br />Bizim aileden daha doğrusu sülaleden gelen, her işi sonraya bırakma, biriktirme gibi kötü bir alışkanlık var. Öncelikle bu ERTELEME alışkanlığını yenmeye çalıştım yıllardır. Eşimin de yardımlarıyla baya yol kat ettim sanırım. Eşim her işi vaktinden çok önce yapan, inanılmaz planlı yaşayan bir adam. <br /><br /><strong>İşlerini erteleyenler helak olmuşlardır</strong> diye bir söz duymuştum, çok hoşuma gitmişti.<br /><br />Tabi işi ertelemek zorunda kalmak ve bile bile ertelemek (sallamak) arasında çok fark var. Çoğu zaman çocuk bir şey istiyor, ya da duygusal bir talebi oluyor, ya da bizim de sizin dediğiniz gibi dizi izleme, eşimle vakit geçirme zamanlarımıza denk gelirse erteliyorum işlerimi. Ama önemli bir işim olmadığı halde, o sırada çocuklardan ya da eşimden gelen karşılamam gereken bir talep olmadığı halde, sırf pek canım istemiyor diye sallamak ve aslında yıkayıp yerine bırakabileceğim bir tepsiyi, bardağı tezgahın üstüne koyup SONRA YAPARIM diye düşünmek, işte anneleri yıpratan ve işlerin birikmesine sebep olan durum bu.<br /><span style=)