Ekleyen : busra
Tarih : 2010.07.01 00:00:00
Okul ve dersler

Sabahçılık Veya Öğlencilik?



Oğlumuzu evimizin yakınındaki güvendiğimiz bir ilkokulun anasınıfına yazdırdık. Dün kayıt işlemleri bitti, bu sabah da sabahçı ve öğlenci kurası için okula gittim.

Taşınma ve yerleşme sürecindeki işlerim hala bitmediği için sabahçılık- öğlencilik konusuyla alakalı internette araştırma yapma vaktim olmadı. Eşim bir kaç yere foruma bakmış, herkes öğlenci olmasını istiyormuş çocuğunun. Hatta kurada öğlenci çıkmazsa okula göndermem diyenler bile varmış.

Sen nasıl olmasını istersin dedi eşim. Sabahçılığın da öğlenciliğin de avantajları ve dezavantajları var, hayırlısı olsun dedim. Zaten bir tanesini çok fazla istemek istemem, istemediğim şey çıkarsa üzülürüm sonra. Her ikisine de razı olarak kendini motive etmek daha uygun dedim. Eşim bence de çok önemli değil ama sabahçı olsa hayatımız biraz daha düzene girer, sabahları erken kalkarız filan dedi.

Bu sabah kura için okula gittiğimde şaşkınlık yaşadım. Tüm veliler öğlenci olmasını istiyor çocuğunun, bir tane bile sabahçı isteyen yok. Sanki sabahçıların hayatı kayıyor, öğlencilere dünyalar veriliyor gibi bir hava var. Çocuğunun sabahçı olmasını isteyen varmıydı bilemem, olsa bile bu isteğini açıkça söyleyemez, çünkü o ortamda kendisine deli gözüyle bakılır.  Ben "benim için farketmez, ikisine de razıyım" bile diyemedim yanımda oturan komşuma. O kadar açık sözlüyümdür oysaki, sürü psikolojisine mi girdim nedir. Ama bir kura sonucuna göre insanların bir yarısını çok mutlu diğer yarısını çok mutsuz eden o ortamdan çok rahatsız oldum.

Müdür, müdür yardımcısı, okul aile birliğinden birileri vs herkes orada. Özenle sabahçı öğlenci yazan kağıtları hazırlamışlar, teker teker velileri çağırıp kağıtları çektirmeye başladılar. Öğlenci yazan kağıdı çeken veliler, alkışlar ve sevinçler eşliğinde yerine geri dönüyordu. Sanki dünyalar kendisine verilmiş, piyangodan para çıkmış gibi. Oğlumun ilk adı Ahmet olduğundan sırası alfabetik sıra ile en başlardaydı, ben de gittim bir tane kağıt çektim. SABAHÇI yazıyordu. (Bu arada ilk sabahçı kağıdını çeken ben oldum.) Herkeste derinden bir tüh der gibi "Aaa" sesi.

Ne saçmalık dedim içimden. Bir de sabahçı istemeyen biri olsam ne kadar yıkılırdım. Kura sonucumu öğrenince de hemen çıktım gittim gerilimli o ortamdan.

Dışarıda yürüken yanından geçtiğim bir veli telefonla konuşuyor ve "Allah'tan bize öğlenci çıktı, sabahçı olsa göndermeyecekti zaten babası" diyordu.

............................................

Peki niye herkes çocuğunun öğlenci olmasını bu kadar istiyor :

Neredeyse herkes çocuğun 10'da 11'de kalktığından bahs ediyor. Sabah sabah erkenden nasıl kaldıracağım ben bu çocuğu, ne eziyet diyor. Anne haklı ama çocuğu 11'de kalkmaya alıştırdığı için biraz da haksız.

Bir de şunu diyor anne: Çocuk zaten 11de kalkıp 12 de kahvaltısı bitiyor, sabahçı olup öğlen eve gelirse değişen birşey olmuyor. Ben zaten geç kalkıyorum, çocuk gelene kadar bir iş yapamıyorum. Çocuk yine bütün gün benimle oluyor diye düşünüyor anne. Sorun biraz da annenin hayata geç başlaması.

Yukarıda dediğim gibi sabahçılığın da öğlenciliğin de artıları ve eksileri var. Ama millet olarak geç yatıp geç kalkma bağımlısı olduğumuz için sabahçılığın artılarını, öğlenciğin de eksilerini göremiyoruz.

Herkes abartılı bir tarzda öğlenciliği harika bulduğuna göre, biraz öğlenciliğin eksilerinden bahs edelim ki gerçeğe uygun bir yaklaşım olsun.

- Bir kere sabahçı olup sabah erken kalkmaya alışan çocuk akşam da erken yatar. Akşamlarınız size kalır. Kendinize vakit ayırır kitap okur internete girersiniz rahat rahat.  Ya da eşinizle filminizi rahat izler, çayınızı rahat içersiniz. Ve siz de erken yatabilirsiniz.

- Çocuğunuz öğlenciyse, öğleden önceniz okula hazırlanma telaşıyla geçer. Doğru dürüst bir işin ucundan tutamazsınız. Öğlen çocuğu okula bırakıp eve geldiğinizde de ev işleri, yemek ve dışarıda halledilecek işlere önünüzdeki 3-4 saatin yetmediğini göreceksiniz. Hele de evde öğlen yemeği ve öğlen uykusu düşünülmesi gereken başka bir kardeş varsa.

Halbuki erken kalkan biriyseniz, sabahçı olan çocuğunuzu okula bıraktıktan sonra evdeki diğer işlerinizi sabahın serinliği ve bereketiyle daha çabuk bitirebilir, yada dışarıdaki işlerinizi saat 12 ye kadar rahatlıkla halledebilirsiniz.

- Öğlenci olan çocuğun dünyasından uzaklaşır, yabancılaşırsınız. Öğleden önce okula yetişme telaşı , akşam çocuk geldiğinde akşam yemeği telaşı içinde olursunuz. Dingin ve sakin zamanlarda çocukla konuşma ve iletişim kurma şansınız azalır.

- Öğlenci olan çocuk öğleden sonra yanınızda değildir rahatsınızdır ama gittiğiniz yerde hep çocuğu okuldan alma saatinin gelmesine takılısınızdır. İkide bir saate bakarsınız. Bazen çocuğu alma saatiniz geldiği için istemeden erken ayrıldığınız yerler de olur. Çocuğunuz sabahçı olduğunda ise öğlen çocuğu okuldan aldığınızda okul ve saat işiniz bitmiş demektir.


Öğlenciliğin güzel yanlarından ve sabahçılığın kötü yanlarından bahs etmiyoruz, onları herkes derinlemesine biliyor zaten :)

 

Bu yazı 1373 kez gösterilmiştir.
Yorum yazmak için GİRİŞ »
Bunlar da ilginizi çekebilir :
busra 2010.07.20 tarihinde dedi ki :
ben okul öncesi öğretmeniyim ve 4 yıldır sabahçılığı tercih ediyorum. velilerde şuna dikkat ettim. öğlenci olsun yeterki aldığı eğitim önemli değil mantığı var. ben çocuk gelişimi öğretmenliğibitirdim ve işimi en iyi şekilde yaptığıma inanıyorum. öğlenci öğretmen torpille gelmiş işletme ikinci sınıf öğrencisi. eğitimle alakası yok. ama veliler öğretmen seçeceğine, çocuğunun iyibir eğitim alamsını isteyeceğine öğlenci olup rahatına bakmak için uğraşıyor
müge
busra 2010.07.17 tarihinde dedi ki :
kendi öğrencilik yıllarımda genellikle hep sabahçı oldum tabi bunun çoğu tesadüf idi.Ama bu beni memnun ediyordu. Çünkü erken kalkınca önünde uzun bir zaman dilimi olur. ve daha düzenli bir günün olur. Sabah erkenden uyanınca da zihin daha açık oluyor. Gerçi bu durum herkes için mi böylemidir bilemiyorum. Şimdi iki oğlum var her ikiside güne erkenden başlıyor. Sabahları zinde ve verimli oluyorlar. Sabahçı olarak eğitim öğretim almalarını tercih ederim.(gerçi yaşadığımız ilçede buimkan yok 8,30 -15.00 eği.öğrt. sattleri)Çünkü öğleden sonra yorulduklarında günün ilerleyen saatlerin de daha bezgin ve hırçın olabiliyorlar. İyi günler
hacer
busra 2010.07.10 tarihinde dedi ki :
burda benim ana fikrim annelerin kendileriyle yatmalarına ve kendileriyle kalkmalarına alıştırılmış zavallı çocukları..oysaki çocuklarımızın büyüme hormonları erken yattıklarında salgılanıyor..kimse alınmasın ama ben bunun adını ''kolaycı'' yada '' tembel'' annecilik olarak adlandırıyorum
berna
busra 2010.07.06 tarihinde dedi ki :
Yazınız çok güzel, emeğinize sağlık . Benim kızım ve oğlum bu yıl sabahçı oldular, ilk başta üzüldüm ama hayırlısı olsun dedim. birde gördümki bu yılım çok dolu , kendime ve cocuklarıma evime çok daha fazla vakit ayırabildim.Sabahçı olan öğrenciler (akşamları erken yatanlar için ) sabah beyinleri daha dinamik bilgiye aç bir şekilde oldukları için daha zeki olurlar diye düşünüyorum.

Yukarda yazdığınız maddeler gerçekten sabahçılar için avantaj öğlenciler için dezavantaj ....

Sizi bu konuda tebrik ediyorum...BAŞARILAR....
asiye
busra 2010.07.03 tarihinde dedi ki :
Merhabalar,
Seneye ilk dönem sabahçı olacak bir öğretmen olarak kaderdaş gördüm kendimi sizinle.

Geçtiğimiz yılda ilk dönem aynı uygulama yapılmıştı okulumuzda.

Ben açıkçası teorik olarak harika olacağını düşünmüştüm ancak öyle olmadı.
Sabah daha dingin olacağımı, çocukların algılarının daha açık olacağını sanmıştım. Ve öğretmen olarak ilk kez bu uygulamayı deneyeceğim için heyeceanlıydım da.
Ancak çocuklar sabahçı olduklarında uykusuz olarak geldiklerinden tuhaf bir haldeydiler. Akşamları erken yatırmaları konusunda velilerle anlaştık ancak uygulamada zorlandık.
Sistem öyle ki sabahçı olan tek biz olduğumuz için diğerleri( misafir, konu, komşu, baba, ağbi, kardeş....) bize uymuyordu ve biz azınlık olunca sisteme uymak zorunda kaldık. Her ne kadar erken yatmak istesek te OLMADI. Aksamalarla geçti bir dönem. Şimdi yine ilk dönem tekrarlanacak ve daha ALIŞMIŞ olmamızı diliyorum.

KOLAYLIKLAR DİLİYORUM SİZE VE BİZE.

BÜŞRA: katkınız için teşekkür ederim. yazdıklarınız çok önemli. ayrı bir yazı konusu yapıp çocuğu sabahçı olan velilerle paylaşacağım.
Yasemin
busra 2010.07.03 tarihinde dedi ki :
:) Evet uyuyan anneler ve çocuklar...Biz çalıştığımız için oğlumda tam gün kreşe gidiyor. Sabah marotonuna oda başladı.Gerçi bebekliğinden beri sabah 7 de kalkar akşam 8 gibi uyur. Hatta pazar günleri bile 7 de uyanır ve tepemize gelir bugün pazar tatil erken kalkınnnnn.... Biz ailecek 7 de kalkmağa alıştık. ve oğlumda en geç 9 da uyur. Dediğiniz gibi o uyuyuncada eşim bize film izlemek kitap okumak için zaman kalır. Çok güzel yazıydı. Ve etrafımdada öğleci olsun diye dua eden çok anne baba var. Ama bizim öyle bir şansımız yok tam gün olacak. Bir yandanda şanslıyız aslında :)
özlem
busra 2010.07.03 tarihinde dedi ki :
bence de isabetli tespitleriniz tebrikler. herşeyden önce çocukların güne erken başlamaya alışmaları için güzel bir başlangıç. bu alışkanlığı küçük yaşta edindikleri taktirde sonra zorlanmayacaklardır.
canan
busra 2010.07.02 tarihinde dedi ki :
Selamalar busra hanim sitenizi hergün düzenli olarak takip ediyorum tesekkur ediyorum gercekten cok yaralandim .
Benimde özellikle bu sabah olayi cok üzen bir durum kendimde zorlaniyorum sabahlari erkn kalkmada cocugum olmadan önce kalkabiliyordum ama simdi eskisi gibi istikrar kalmadi ama bunun bereketine inaniyorum ve insanin hayati daha verimli ve psikolojisi daha düzgün gidiyor .Aslinda bizim toplumuz bu konuda biribirne kötü örnekler oluyor bu koonuda biribirimize yardimci olarak yaptirimlar uygulanabilir veya sabaha erken baslama platformu olusturulabilir ne ersiniz

BÜŞRA: fikrinizi biraz daha açabilirsiniz.
ebrar
busra 2010.07.02 tarihinde dedi ki :
busra hanimin , ikna kabiliyetiyle dolu bu yazisi asilirsaaaaa, eminim sabahcilarda yogun istek patlamasi yasanir... :) buda yeni bi krizin baslangici olur sevgili elifayse :)
MERYEM TEKCE
busra 2010.07.02 tarihinde dedi ki :
cok guzel bir yazi
ellerinize saglik
henuz cocugum cok kucuk ama sizin sitenizi severek takip ediyorum.
umarimi zamaniniz cok bereketli olur, cok guzel yazilar yazmaya devam edersiniz.
Ayse Tekin
busra 2010.07.02 tarihinde dedi ki :
Senin maddeleri okulun panosuna asmak lazım busra :)
elifayse
busra 2010.07.02 tarihinde dedi ki :
Sitenizin sıkı takipcisi olarak,tek bir kelime ile bu konuya yorum yapsam, harika yaziniza haksizlik olur !!! Sizi elit dusunceleriniz ve gøzlemciliginiz icin, tabi birde , mukemmel aktariminiz icin TEBRiK EDiYORUM...
MERYEM TEKCE
Son Yazılar :
Önemli Konular :
web tasarım deSen
Her hakkı saklıdır © 2010
Kaynak gösterilerek ve aktif (tıklanabilir) link ile alıntı yapılabilir.
Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.

Tuvalet Rulosundan Süs
- Önce bağlı bulunduğunuz bölgedeki konteynırların yerlerini öğrenin. (Bağlı bulunduğunuz belediyeden, Çevre Orman Müdürlüğü ya da çevre koruma derneklerinden) Atık konteynırları büyük sitelerin önlerinde ve şehrin merkezi yerlerinde bulunur.

-Ayrıca evlere, okullara ve işyerlerine kutu ve konteynır gönderen dernekler de var. Örneğin pil atıklar için
TAP.org.tr den kutu isteyebilirsiniz. (Ayrıca, pil atıkları kutusu BİM ve A101 marketlerinde de bulunuyor, oralara atabilirsiniz.)

- Evde mutlaka her atık cinsi için ayrı bir kutu, kova, sepet gibi özenli ve temiz görünen bir yer ayırın. Poşetlere toplayıp ortalıkta bırakırsanız çirkin bir görüntü oluşur, gelen giden ne topluyorsun bunları diyebilir:)Ve zamanla bu atık toplama işi size angarya gibi gelebilir.

-  Haftada bir atıklarınızı atmaya çalışın, fazla biriktirmeyin. Herhangi bir iş için dışarı çıktığınızda atarsanız artı bir zaman kaybı yaşamazsınız.

.................................................

Konunun bir başka yönü de şu ki:

Atık toplayıcılığı yapmak yeni bir iş sahası ve istihdam alanı demek. Bakın "Kağıt Çöp Değildir" sloganıyla işe koyulan 4 genç Bafra Kağıt İşletmesi'ni kurmuşlar, hem ayda 25.000 TL kazanıyor, hem  de 100 kişiye iş ortamı sağlıyorlarmış. Tıklayıp haberi görebilirsiniz.

..................................................
Kasım ayından beri, yani evde cam kağıt ve plastik çöpleri ayrı ayrı toplamaya başladığımdan beri, Ümraniye belediyesine geri dönüşebilen atıklar için bir çalışmaları olup olmadığını soracaktım. (Bu arada Üsküdar Bel.'e bağlı başka konteynırlara attım atık çöpleri) Ben yazana kadar Ümr. Bel. bu konuda çalışmaya başlamış bile, baktım 1 ay kadar önce Çarşıdaki İgdaş binasının yan sokağında kurulan standlarda, geri dönüşüm konusunda halka bilgi verilmeye broşürler dağıtılmaya başlanmış. Atık çöp konteynırlarının nerede olduğunu sormak için belediyeyi telefonla aradığımda Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğüne bağladılar, oradan Nesrin Hanım Ümraniye'deki konteynırların yerlerini bildirdi email ile.

Ümraniye" width="100"/>
Geri Kazanılabilen Şey Çöp Değildir