<br /><br />- Eşim azıcık dolgun bir çocuk görse )
- Çocuklar küçükken yemek yemediklerinde üzüldüğümde, eşim "Boşver çağımızın en büyük hastalığı obezite, yemesinler daha iyi" derdi. Tabii ki kulak asmazdım şişmanlık düşmanlığını abartmış olan eşimin söylediklerine. (Eşimin bu aşırı korkusu yıllarca beraber yaşadığı yakın arkadaşının 150 kilo olmasından kaynaklanmış biraz da. Annesi çocukken çok yemek yedirdiği için midesi genişlemiş ve kelepçe takılmasına rağmen küçültülemiyormuş, zayıflamak için gittiği doktorların söylediğine göre.)
- Tatlı sevmediğim için yemem. Bayramda seyranda her yerde çikolata şeker tatlı ikram edildiğinde bile ağzıma bir kere sürmem. Canım istese bile kilo alırım diye pek yemem. Bir yerde tatlı yediğim vaki ise ya çok açlıktan ya da o güne özel aşamadığım bir sebepten yemişimdir.
- Ben 2-3 aydır sürekli form çay içiyorum, ya da bitki çayı içiyorum. Eşim çaya şeker koymayı bıraktı, ben de yavaş yavaş deniyorum. Ama hiç tatlı yemediğim için normal çaydaki şekeri de kesersem şekersiz kalırım diye korkuyorum :)
- Misafir gelmedikçe eve pek kuruyemiş sokmuyorum. Akşamları çayı hep sade içiyoruz yanında birşey olmadan.
- Çocukların artan çikolata şekerlerini asla yemiyorum, hemen çöpe atarım. Zararı faydasından çok olan bu şeyleri -gıda demek istemiyorum- çöpe atmak en iyisi. Vücutta da zaten çöp oluyorlar.
- Sofrada, "bu yiyecek kilo aldırır bu aldırmaz" diye o kadar çok konuşuyoruz ki, artık çocuklar da yiyecekler hakkında "anne o kilo aldırır mı bu kilo aldırır mı" diye soruyorlar.
- En büyük fobilerimden biri şişmanlayıp kalın kollu olmaktır. Gerçekten bazen rüyalarıma girer. Eşim bazen benimle uğraşır, kolların çok kalınlaşmış mandal takalım kollarına sarkmasın der :)
- Eşimin sofrada bir tabak yedikten sonra söylediği beni gıcık eden klasikleşmiş sofra söylemi: "Daha yesem yerim ama yememem lazım". Ve yemez.
Daha neler var neler...
...................................
Kilo alma korkusu insanı tetikte tutan birşey. Hiç zararını görmedim.
Zayıf olmak (aslında zayıf değil de normal olmak), genç görünmek ve dinamik olmak insanı neşeli yapan birşey. Çocuklar yanımızda yokken tanıştığımız insanların bizi yeni evli çift sanmaları ve bazı insanları 2 çocuk annesi olduğuma inandırmakta güçlük çekmek gibi şeyler mutlu ediyor beni ne yalan söyliyim.. Sokakta koşar gibi yürümek ve merdivenleri 2'şer 2'şer çıkabilmek, çocuklarla sürekli hareketli oyunlar oynayabilmek, onları uçurarak döndürebilmek, istediğim elbisenin içine girebilmek, ve daha bir sürü şeyi yapabilmek. Hem bir eş hem bir anne olarak memnuniyet duyguları yaşatıyor bana.
Kilo vermek isteyenler bu güzelliği siz de yaşayın:
Yiyeceklerin anlık tadını boşverin.
Karnınızı tam doyurmayın.
Yemekten sonra 2 saat hiçbirşey yemeyin, su bile içmeyin. Yediklerinizi iyice sindirin. 2 saat bitmeden yeni birşeyler yerseniz önceki yedikleriniz de çöp olur ve vücudunuzda depolanır.
Aralarda sadece meyve ve çiğ sebze yeyin.
Tatlıya düşman olun.
Gece 12" width="100"/>
Bizim Evde Şişmanlık Korkusu