Ekleyen : busra
Tarih : 2010.08.21 00:00:00
Tarifler

Kuru İncir Tatlısı



Geçen sene ve bu senenin Ramazanında favori tatlım kuru incir tatlısı oldu. Daha önceki Ramazanlarda favorim ayva tatlısı idi hep onu yapardım ama avya mevsimi geride kalınca o iftar tatlısı olmaktan çıktı.

İncir tatlısı, tatlı sevmeyen bana tatlıyı sevdirmeye başladı! Hazırlanması 10 dk, pişmesi 15 dk. olan, sıradışı ve her yiyenin çok beğendiği böyle bir tatlı var mı başka?

Bence yok.

Malzemeler:

İstediğiniz miktar kuru incir (genelde 15-20 tane arası yapıyorum)
Parçalanmamış ceviz içleri
Her incir için bir dolu çorba kaşığı şeker
su

Yapılışı:

- Kuru incirlerin saplarını koparıp, biraz oya oya içine cevizleri içlerine yerleştirin. Ne kadar çok ceviz sığdırabilirseniz o kadar güzel olur.

- İncirleri bir tencereye dizin, her incirin üstüne bir dolu çorba kaşığı şeker koyun.

- İncirlerin üzerini 3 parmak (3-4 cm) geçecek kadar su koyun ve altını yakın. Kaynadıktan sonra altını kısın ve 15 dk daha kaynatın. Çok fazla kaynatırsanız şerbeti koyulur, pekmezimsi ve acı olur, çok kaynatmayın. Altını kapattığınızda şerbeti çok gibi görünse de 10 dk içinde çekiyor içine.

Yaş incirin tatlısını da yaptım ama kurusu kadar güzel olmuyor.

Afiyet olsun.

Bu yazı 812 kez gösterilmiştir.
Yorum yazmak için Giriş yapın
busra 2010.09.02 : civarında dedi ki :
ben kuru incir tatlisini yaptim dun aksam. dediklerinizi aynen uyguladim, sadece kisik ateste 10 dk. degil, 15 dk. pisirdim. pistikten sonra yaklasik 15 dk. beklettim.buna ragmen,serbetini hic cekmedi, rengide sizin resminizdeki gibi koyu degildi incirimin... fakat tadi oldukca yerindeydi, sizce serbetini neden cekmemis olabilir...

BÜŞRA: şerbeti neden çekmemiş bilemiyorum. belki incirin cinsiyle alakalı olabilir mi. servis esnasında inciri tabağa koyduktan sonra şerbeti üstüne gezdirebilirsiniz. görüntü olarak da güzel olur. renginin koyu olması içinse biraz daha fazla bekletmek gerekebilir tencerenin ağzı kapalı şekilde.
merve sena
busra 2010.08.27 : civarında dedi ki :
Ellerine sağlık büşra,hakikaten çok lezizdi.Aklım kaldı incir tatlısında,deneyeceğim inş.:)

BÜŞRA: afiyet olsun zahidecim :) beğenmene sevindim
Zahide Aykut
Son Yazılar :
Önemli Konular :
web tasarım deSen
Her hakkı saklıdır © 2010
Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz
Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.

Siz zevkli bir eğlenceye başlayacağınız ya da keyf edeceğiniz zaman sizi engelleyen üstelik bunu defalarca yapan birisine nasıl duygular besleyeceğinizi düşünün. Çocuk da, kendisi için büyük KEYİF ve ZEVK olan kurcalamaları engellendiğinde size aynı duyguları besler ve zamanla hırçınlaşması çok doğaldır.

2. Dikkat Dağıtma Dikkat Eksikliğine Sebep Olabilir

Birçok uzman tarafından ortalığı karıştıran çocuğun dikkatini dağıtmak tavsiye edilir. (Benim de çok tavsiye ettiğim olmuştur malesef) Mesela çocuk misafirlikte masanın üstündeki kırılacak süslere gitmesin diye eline türlü türlü oyuncak ve değişik nesne tutuşturursunuz. Dikkat dağıtmada başarılı olsanız da çocuk hedefini unutmaz, geri döner yine bulur, mağlup olursunuz o ayrı. Bir de, zamane çocuklarında çok sık rastlanan dikkat dağınıklığı gibi çocuğun tüm hayatını olumsuz etkileyecek bir alışkanlığın, bir rahatsızlığın temellerini atmış olursunuz. Ana babaların ilkokulda fellik fellik çare aradığı, derslerini de kötü etkileyen DİKKAT DAĞINIKLIĞI yani YOĞUNLAŞAMAMA, sadece dersleri değil bazen hayat başarısını da etkileyebiliyor.

Zaten merakla hedefine koşan çocuğun dikkatini dağıtmak epey emek ve tecrübe gerektirir. Denersiniz denersiniz çocuğun dikkatini dağıtıncaya kadar iflahınız gevrer. Siz bu işte uzman olana kadar çocuk büyür. Zamanla çocuğun yaptığınız şeyin farkında olup sizi bir kandırıcı ve engelleyici olarak görmesi de ayrı bir olumsuzluktur. En iyisi ne bulacaksa bulsun ne yapacaksa yapsın deyip bir kaşif izler gibi çocuğu izlemektir, tabi misafirlikte değil kendi evinizde :)

3. Çocuğu Değil Ortamı Kısıtlamak

Daha önce de defalarca değindiğimiz gibi, çocuğu ortama göre durdurmak ve kısıtlamak yerine, ortamı çocuğa göre kısıtlamak ve ÇOCUK GELŞİMİNE UYGUN BİR ATMOSFER hazırlamak ilkemizi çocuk 4 yaşına gelene kadar uyguluyoruz ve güncel tutuyoruz. 4 yaştan sonra ise çocuklar yavaş yavaş kuralları ve düzeni öğrenmeye başlıyorlar.

İnsanların birbirlerinin evlerini eşyalarını böylesine incelediği bir devirde, evi çocuğa göre kısıtlamanın kolay olduğunu iddia etmiyorum ama çocuğunun ve kendisinin ruh sağlığını düşünen bir anne, geçici bir süre olan bir kaç yıl için bunu göze alabilmeli ve değeceğini bilmeli. Mobilyalarınızın sehpaların üzerindeki örtülere ve süslere bir süreliğine veda edin. Çocuk elinin ulaşabileceği yerlerde kırılacak/ ellenmesini istemediğiniz ne varsa kaldırın. Mesela flaş diskleri, fotoğraf makinası ve telefonları çekmece ya da masa üstünde bıraktığımızda hemen buluyor çocuklar. Bunların güvenliği sadece yüksek yerlerde oluyor. Mutfak dolaplarından birini, yatak odası gardolabının bazı üst kısımlarını çocuklardan saklanan şeyler bölümü yaptım. Ya da raflar da çok güzel çözüm oluyor. Çok fazla süs takıntınız varsa duvara bir raf taktırıp süslerinizi de yüksek yerlere koyabilirsiniz.

Misafirlikte ise, çocuklu bir anne olarak çocuğun karıştırabileceği şeyleri en başta daha çocuk fark etmeden bir yerlere saklamak kaldırmak anneyi rahat ettiriyor. Ev sahibine çocuk ellemesin şuraya koyuyorum diye kibarca ifade edebilirsiniz. Çocuğunuz ortalığı kirletirse de, aynı şeyi her 10 çocuktan 9'unun yaptığını düşünün ve ev sahibinden utanmayın, mahçup olmayın. Utanılması gereken durum, çocuğunuz ortalığı kirlettiği halde temizleme gayreti göstermezseniz ortaya çıkar. Misafirlikte çocuğunuz biryerleri kirletmesin diye sofra örtüsü vs gibi birşeylerle önlem almaya çalışın ama kirletirse de mutlaka orayı temizleyip çıkmaya çalışırsanız içiniz rahat eder.

Misafirlikte en büyük kaygım şu olmuştur oldum olası: Acaba çocuk ortalığı kirletince diyelim meyve suyunu dökünce çocuğa niye yaptın filan diye kızmazsam, ev sahibi şuna da bak hiç rahatsız olmadı bile, çocuğa hiç kızmadı diye düşünür mü? Bir çok annenin aynı kaygıyla çocuğa çıkıştığını biliyorum. Sanki rahatsızlığımızı ev sahibine göstermenin tek yolu çocuğa kızmaktan geçiyor!

Halbuki:

- Lekeyi çıkarmak için elimizden geleni yapmak,
- Çocuğa "döktüğün meyve suyunun lekesini çıkarmak için epey uğraştım" diyerek ben iletisi göndermek, (kızmaktan çok daha etkili olduğu kanıtlanmıştır)
- Ev sahibine de üzgünüm böyle olsun istemezdim, lekeyi çıkarmak için elimden geleni yaptım gibi birşey söylemek, YETERLİDİR.

Bu arada çay ve meyve suyu döküldüğünde, öncelikle kağıt peçete ile dökülen kısmı iyice çekip kurutup (peçeteler ıslanmayana dek), sonra leke çıkarıcı/ bulaşık det. gibi kimyasal ve ıslak bezle temizlediğinizde eser kalmıyor.

4. Çocuğu Olumsuz Fiilden Olumluya Yönlendirmek


Çocukların olumsuz -ME, -MA eklerini algılamadıklarını yorum cevaplarında çok yazmıştım. Çocuğa sakın suyu DÖK-ME dediğinizde de, DÖK dediğinizde de çocuğun zihninde oluşan görüntü ve anlam DÖK oluyor. Klasik örneği verelim; size "pembe bir fil hayal etme" denince ne yaparsınız? ETME denmesine rağmen, pembe bir fil hayal etmiş bulursunuz kendinizi.

Tıpkı bunun gibi, çocuğa DÖKME dediğiniz halde çocuk dökmüş buluyor kendini. Onun yerine şuraya dök diyerek dökmenin yerini değiştirebilirsiniz.

Çocuğu sürekli yönlendirmek çocuğun "kendisi" olmasını engelleyeceği için bu yöntemi çok fazla kullanmamak gerekiyor. Bir bardak suyun yere ya da halıya dökülmesi kimse için büyük bir zarar değildir, yerden çabucak silinir, halıda lekesi kalmaz. Bırakın döksün. Ama diyelim çocuğun elindeki suyun elektronik bir aletin üstüne dökülmesi, hem aletin zarar görmesi hem de çocuk için tehlikeli bir durum oluşturacaksa o zaman bu yönlendirme yöntemini kullanabilirsiniz. Başka bir örnek cep telefonunu çamaşır makinasının içine koymayı alışlanlık haline getirmesin diye, cep telefonunu elimde gördüğüm zaman ALMA, oraya KOYMA demek yerine onu masanın üstüne koy, şuraya koy gibi yönlendirmeler yapmıştım.
Çocuk büyüdükçe emir cümlelerini bırakıp koyar mısın, verir misin gibi kibar ricalara geçersiniz. konuşmayı yeni öğrenirken ricaları pek anlamıyorlar, direk fiilin yalın halini söylemek gerekiyor. KOY, BIRAK, VER gibi.

5. Çocuğu Durdurmak

Çocuğu tehlikeden korumak için yönlendirmek her zaman yetmez. Durdurmak da gerekecektir.

Çocuğu durdurmak için kendinize bir kelime seçin; DUR, BIRAK, HAYIR, OLMAZ gibi.

Diyelim HAYIR" width="100"/>
12-36 Ay/1-2 Yaş Çocuklarına Nasıl Yaklaşmalı

16. Ben Dili (O Hep Öğrenmeye Çalıştığımız...)