
Anababaların mucizevi çözümler bekleyerek sorduğu bir çok soruya uzmanların hep sevgi gösterin, ilgi gösterin çocuğunuza diye cevap verdiğini artık hepimiz biliyoruz. Dillerinde tüy bitercesine sevgi ve ilgi konusunda tavsiyelerde bulunuyorlar. Tabi çocuğun durumu profesyonel yardım almayı gerektirecek klinik bir vaka haline geldiyse, sevgi yetmez tedavi de gerekir o ayrı.
Sevgi ve ilgi göstermek ne demektir, çocuğuma sevgi ve ilgimi nasıl gösteriyorum diye kendinize sorsanız hangi maddeleri yazarsınız. Sizden ricam bu yazıyı okuduktan sonra lütfen bu maddeleri yazın. Yazmak insanın güçlü bir muhakeme yapmasına, sorunlar üzerinde uzun vadeli düşünmesine neden oluyor.
Ve ardından şunu kritik edin, yazdığım maddeler gerçekten sevgimi gösteriyor mu? Yoksa gösterdiğimi sanıyorum da göstermiyor mu?
Bir süre kafanızın bu soruyla meşgul olmasını dileyerek, kendim sevgi göstermeyi nasıl anladığıma geçeyim.
- Çocuğa sabah kalktığımda gülümseyerek günaydın demek,
- Kahvaltıda onun sevdiği birşeyler hazırlamışsam, bak senin için yaptım deyip onu düşündüğümü ifade etmek,
- Bir şey sorduğunda ya da anlattığında can kulağıyla, gözlerimle dinlemek, bir yandan başka şeyler yapıp ağzımın yarısıyla hı hı dememek,
- Birşey istediğinde isteğini önemseyerek cevap vermek, benim gözümde çok komik ve saçma bir istek olsa bile,
- Kendisini değersiz hissettirecek hitapları, argo kelimeleri kullanmamak. Hitap ederken her zaman canım, tatlım, yavrum gibi sevgi dolu kelimeler söylemesem bile, hep nazik olmaya çalışmak,
Bu liste uzar gider. Bu listedekileri abartılı ve kendimi yoracak derecede bir yapmacıklık içinde değil de; her zaman, içten ve sade bir biçimde yapmaksa en önemli maddedir.
.....................................
Çocuğa gösterilen sevginin en YOĞUN olduğu anlarsa, çocukla aramızda sorun olduğu anlardır. Başınız hoşken çocuğa canım cicim demek kolaydır da, sorun varken kendinizi düşündüğünüz kadar onun duygularını da düşünebilmek, empati yapabilmek, şefkat gösterebilmek mümkün olursa, İŞTE EN YOĞUN SEVGİ ORADA PARLAR VE AÇIĞA ÇIKAR:
- Birsen Özkan'ın Ödülsüz Cezasız Çocuk Yetiştirmek kategorisindeki yazılarını okuyorsanız, çocukla aramızda sorun varken anne- baba rolümüzü geri çekmemiz gerektiğini, nasihatleri, -meli -malı'ları bırakmamız gerektiğini biliyorsunuz. Çocukla aramızda sorun varken hala "bunun böyle olması gerekiyor, çünkü bu böyle" gibi mantık cümleleriyle birşey öğretmeye çalışıyorsak, yanlış yapıyoruz. Sorun varken duygular vardır, akıl geridedir.
- Sorun varken anne baba rolümüzü geri çekip, öğretmekten vaz geçip, insan yönümüzle duygularımızı ifade etmemiz gerekiyor. Böyle hissediyorum demek gerekiyor. Keşf etmekte ve tanımlamakta zorluk çektiğimiz duygularımızı tanımak için 6. Duyguları Tanımak yazısına bakmalısınız. Yorulduğumuz, üzüldüğümüz, zorlandığımız zamanlarda duygularımızı çocuğa nasıl ifade edeceğimizi öğrenmek için 16. Ben Dili ve 17. Ben Diline Devam yazılarını okuyabilirsiniz.
- Çocuğu dinlerken mucizevi zannederek(ne yazık!) söylediğimiz, oysa derin ve kalın iletişim engeli oluşturan cümleleri kullanmaktan vazgeçmek için 11. İletişim Engelleri yazısına muhakkak bakın derim.
- Çocukla aranızda sorun yok, ama çocuğun kendisini üzen sorunları olduğu ( sizce önemsiz olsa da) zamanlarda da Etkin Dinleme yapmamız gerekiyor. 13. Etkin Dinleme ve 14. Etkin Dinlemeye Devam Ediyoruz yazılarını tekrar tekrar okuyalım. Dinlemeyi bilmezsek, çocuk da bizi dinlemeyen bir çocuk oluyor. O da yanlış iletişimi öğreniyor.
İşte gördünüz, "sorun varken sevgimizi göstermek" için okumamız, anlamız, karşılaştırmamız, deneyimlememiz gereken şeyler çok daha fazla. Sorun varken sevgimizi hissettirebiliyorsak, sorun yokken gösterdiğimiz sevgi davranışları gerçekten anlam kazanıyor.
Öyleyse haydi, başlayın sevgi göstermek için kafa yormaya. Mutlaka yazın, yazarak kendimizi değiştirmeye çalışalım. Sevgimizi nasıl göstermemiz gerektiğini öğrenirken aynı zamanda yazalım.
Sevgilerimle,