
Oğlumu okula bıraktıktan sonra yakındaki bir parka gidip 15 dk spor aletleriyle hareket yapıyorum. Her sabah duymaya başladım artık bu cümleyi:
"Yavrum sen niye spor yapıyorsun, kilon mu var senin."
"Sağlıklıyken spor yapmak daha güzel değil mi teyze, kiloyu aldın mı veremiyorsun." diyorum.
Aa doğru evet haklısın filan diyorlar.
Bazen başka gerekçeler de söylüyorum:
- Kocalar artık şişko eş istemiyor teyze. Formumuzu korumamız lazım.
- Çocukları çok seviyorum, Allah verirse daha bir sürü çocuk doğuracağım. Zayıf kalmam lazım teyze.
Söyleyemediklerim de var:
- Merdivenleri ikişer çıkmaya takmış durumdayım teyze, tekli çıkmayı kendime hakaret olarak algılıyorum.
- Daha zıplayarak tavana değmeyi başaramadım teyze, eşim değebiliyor ben değemiyorum.
- Çocukları döndürürken yoruluyorum teyze, daha elastik olmam lazım.
- Selülit diye birşey var teyze hiç duydun mu, onlar benim rüyama giriyor bazen.
Ve dahası...
Bu teyzelerle sabah muhabbetleri de yapıyoruz. Kıkır kıkır gülüyoruz. Hele bir tanesi var o kadar şeker ki sürekli gülümsemekten gözleri çekik hale gelmiş sanki.
Hem sporun hem de tatlı muhabbetin etkisiyle eve gülüp gülüp duran bir suratla geliyorum.