
Yazıyı okumadan önce şu videoyu izleyin.
Son zamanlarda videoda izlediğiniz gibi kendi çocuğunu problemsiz büyütebileceğine çok emin annelerle sık karşılaşıyorum. Ne desem bilemiyorum, her çocuk şu şu aşamalardan geçer diye biraz çıtlatıyım diyorum ama yapamıyorum. Çünkü anne, daha da kendinden emin bir halde kendi hayalinin içinde boğulacak gibi görünüyor ben de vazgeçiyorum.
- Onun çocuğunun yemek problemi olmayacak, çünkü çocuğunu hiç yemeye zorlamayacak(!)
- Çocuğu bir şey için ağlarsa güzel güzel anlatacak. ( Çocuk da hemen anlayacak sanıyor)
- Çocuğu televizyon ya da çizgi film karşısında uzun süre bırakır mı hiç asla bırakmaz.
- Ona göre çocuğu yuvaya kreşe göndermek masum çocuktan kurtulmaya çalışmak.
- Asla şiddet uygulamayacak. (Uygulamasın keşke ama söylendiği kadar kolay olmayacağını bilmiyor)
- Hele iletişim problemi hiç yaşamayacak, onun çocuğu yuvaya gitmek istemiyorum deyip 2 saat tepinerek ağlayan ya da ilkokulda ders çalışmak istemiyorum diyen çocuklardan filan olmayacak. Olursa da bir güzel anlatır nasihat eder, nasihate bayılan çocuğumuz da hemen anlar.
Bu annenin inanışına göre ya kendisi melek olacak, ya da çocuğu. Tabi bu annelerin ikinci bir bebekleri yok, olsa biraz daha bilirlerdi işin aslını. Hepsinin ilk bebekleri kucağında.
Etkili iletişim grup çalışmamıza katılmak için telefonla arayan görüştüğüm bir çok annede benzer bir tavır görmek beni şaşırttı. Çoğunun çocukları 2 yaştan küçük ve henüz çatışma nedir bilmiyorlar. Şöyle diyorlar “Ha iletişim eğitimi miydi, ben tam ne olduğunu anlamamıştım, iletişim çok gerekli değil teşekkür ederim”. Rica ederim efendim.... Ne demek..
Anneliği çok seviyorum, ve siteyi takip edenler iyi bilir ki annelikle ilgili şikayet olarak anlaşılabilecek ifadelerden çoğunlukla kaçmışımdır. Hep annelik şefkatini, sevgiyi, fedakarlığı, aklımız başımızda davranabilirsek çocukların nasıl bir insan hazinesi olduklarını anlatmaya çalıştım. Gordon kitapları kuvvet aldığım başlıca kaynak oldu.
Ama böyle anneler gördükçe, o annelerin gelecekteki hallerinden ürkmeye başladım. Ve sandığınız gibi kolay değil, o kadar kolay değil demeden olmazdı. Ne kadar hayalperest olurlarsa o kadar çok yıkılacak o kadar çok zorlanacaklar.
Yanlış da anlaşılmasın, ilk anneliğin heyecanı başkadır. Taze bir şevk vardır insanda. O şevk olmasa bir çok zorluğa katlanamazdık. O şevki eleştirmiyorum, öyle harika bir duyguyu nasıl eleştirebilirim ya da kötü bulabilirim.. Olamaz.. O şevk iyi ki var. Benim garipsediğim o şevkten farklı bir şey, bir her şeyi bilirlik tavrı. Aklı çıkarmış atmış düşünmüyor ama her şeyden emin her şeyi biliyor gibi garip bir üslup..
Gözümüz korktu bunları okuyunca diyeceklere peşinen söyliyim, amacım gözünüzü korkutmak değil hayaller dünyasından gerçekler dünyasına adım atmanızı sağlamak. Böyle olursa sahici mutlu olursunuz.
Sevgili anneler, çocuğunuz büyüdükçe her şeyin daha zor olacağını, sorunların hep daha da büyüyeceğini bilerek yaşayalım. Sorunları kabul etmeyi ve onlarla baş etmeyi bilirsek, sorunları küçültebilir hatta yok edebiliriz. Zaten bu sitenin uğraşı da bu.
Ama, bizde öyle sorunlar pek çıkmaz diyorsanız işiniz çok zor. Sorunların varlığını kabul edene kadar harcadığınız zaman bile size çok şey kaybettirecek.
Tuvalet eğitimi, yemek yeme sorunlarını hadi geçtik. Ancak ne kadar anlayışlı anne olursanız olun, bir dönem gelecek çocuğunuz sırf bu dünyada kendi varlığının onaylanması ihtiyacından dolayı sizin çok istediğiniz bir şeye hayır diyecek. Ben de varım diyecek. Gözünüze baka baka, inat edecek. Saatlerce ağlayıp sizi yoracak. Ve bu sorunlarla baş etmeyi bilmiyorsak, alışkanlık haline getirecek.
Ne yaşayacağınızı bilin efendim, daha güçlü ve hazırlıklı olursunuz. Daha temkinli, daha aklı başında, daha mütevazi, daha atıp tutmayan, daha tevekküllü, daha araştırmacı, daha meraklı, daha gerçekçi, daha çok dua eden, hayal kırıklığına çok uğramayan ve biraz da “bilmediğini bilen biri” olursunuz.