
Sait Çamlıca videonun başında çocuklarımıza sabr etmeyi öğretebiliyor muyuz diye sormuş. Hepimizin cevabını merak ettiğimiz bir soru bu.
Çocuk sabırsızlığı, en ufak birşeyde öfke patlaması yaşamayı evdeki birinden öğreniyor, ya anneden ya babadan.
Tıpkı bunun gibi, sabr etmeyi, beklemeyi, anlayış göstermeyi de evdeki birilerinden öğrenecek ya anneden ya babadan.
Çocuğa sabr etmeyi öğretmek, hayvanlara ya da askerlere verilen eğitimler, talimler gibi yoksun bırakmak ya da zorluklarla mücadeleyi öğretmek şeklinde olmuyor.
Çocuk, öğrenmesini istediğiniz şeyi, bütün vericiliğinizle yaşamanız ve ortama yaymanızla öğreniyor. Sabrı mı öğrenmesini istiyorsunuz, bütün vericiliğinizle ve şefkatinizle sabır ve anlayış yayın. (Ama sabrın manasını yanlış anlamadan)
Çocuğun babasına saygı göstermesini mi istiyorsunuz, bütün inceliğiniz ve samimiyetiniz ile çocuğun babasına yani eşinize saygı gösterin.
Çocuğun ne almasını istiyorsak bir ayna gibi ona aynısını aksettirmemiz gerekiyor. Çünkü çocuk ergenliğe kadar anne baba aynasında gördüğünü yapıyor. Ergenlikten sonra da kendisi ana babanın aynası oluyor.
.....
Profesör olan annesini öldüren kızın, cezaevini cennet gibi görmesi ne kadar üzerinde düşünülmesi gereken acı bir tablo değil mi?
Hem çocukların hem anne babanın huzur, sükun bulması, rahatlaması ve gevşemesi gereken yer olan ev, huzursuzluk, kavga, hakaret, düşmanlık, saygısızlık, nefret üreten bir yer olunca böyle oluyor demek ki. İnsana cezaevi bile cennet gibi gelebiliyor.