Bu yazdıklarım can sıkıcı olabilir ama yazmak istiyorum. İnsan çok yoğun duygular yaşayarak birşeyi yazar veya söyler de, sanki öylesine söylüyormuş gibi anlaşılır ya bazen. Ne kadar içten gele gele söylediğim anlaşılsın diye nefretimi kusuyorum şimdi.
Şekerden çikolatadan nefret ediyorum. Çok sevdiğim dinî bayramlar bu açıdan benim için eziyet oluyor. Eziyet diyorum ama! Duyar mısınız lütfen, öyle böyle değil gerçekten eziyet.
Bir yerde şeker çikolata ikram edildiğinde, ayıp olmasın diye alıp cebime atıyorum. İkram eden insanlar hele bıktırıcı tarzda 3 tane al 3, bilmemkaç tane al diye ısrar ederlerse, onları karanlık bir odada çapraz sorguya alıp, "lan sen bunu ikram etmeyi niye bu kadar bir halt sanıyorsun" diye aynı şekilde azap vermek geliyor içimden.
Şerbetli tatlıların şerbeti içimi yakıyor. Değil ağzıma sürmek, sürdüğümü hayal ettiğimde dahi boğazım kuruyor. İçim yanıyor, susuzluk hissediyorum.
Bayramda her gittiğim yerde, defalarca tatlı görünce ve bazen hatır için yediğimde, hele de içindeki o cevizler yanmışsa bayatsa, bu tatlı adetini çıkaran kimse yakasına yapışıp hesap soracağım diyorum.
İnsana hiçbir faydası olmayan şerbetli tatlıları bir kültür ve adet haline getirip, bu kadar israfa sebep olan bir zihniyete hiç de hayır dua edemem!
Bayramlarda bayram namazından önce ağza tatlı alıp gitmek, tatlı yeyip tatlı konuşmak Peygamberimizin sünnetidir. Haşa buna hiç bir itirazım olamaz zaten.
Ama hurma gibi dünyanın en mugaddi tatlısını yemiş Peygamber efendimiz. Hurma gibi, incir gibi, bal gibi, değişik meyveler gibi alternatifler varken bu iğrenç şeker ve tatlılar niye el üstünde tutuluyor ya, ucuz diye mi!
Marketlerde rengarenk şeker reyonları, içlerinde ne olduğu belli değil. Parlak kutularda paketlerde dandik çikolatalar falan. Çok büyük bir kısmı ne idüğü belirsiz yağ o çikolataların. İiğğğğ.. Kusmak istiyorum.....
Ben tatlı yiyemiyorum dediğimde bazı insanlar "öyle mi , hmm" diyerek anlayış gösteriyor. Kimisi ise, tatlı dünyanın en bulunmaz yiyeceğiymiş gibi Aa? diyor. Tatlı sevilmez mi ya, yenmez mi yaa? Seviyemi ve saygınlığımı hiç umursamadan ayaklar altına alıp, öküz müsün, sevmiyorum diyorum, Türkçe anlamıyor musun sen diyesim geliyor.
Hiç yemiyorum sanmayın. Şekersiz çayımın yanında ara sıra 2-3 ayda bir çikolata iyi gider, ya da kahvenin. Tatlıların da ara sıra tadına bakarım, sütlülerin. Ama bayramlarda kolonya eşliğinde tutulan tek tek paketlenmiş o çikolatalar yok mu, onlar beni çıldırtıyor. O parlak kağıtlar açılırken çıkan sesler bile içimi kazıyor sanki.
Aslında tüm bunlara, bayramın hatırına katlanmıştım. Dün gece İst'a dönüşümüzde otogarda oturup beklerken, yanımızda oturan ünv. öğrencisi olduğunu anladığım bir kız, kızıma "sana şeker vereyim mi" dediğinde muvazenemi kaybettim. Kızın saçını başını tutup yolasım geldi. Ne halt zannediyorsunuz şu şekeri, diye sora sora o kalabalığın içinde sürükleyesim geldi. Tabiki öyle birşey yapmadım ama tüm bunları yaptığımı hayal ederek rahatladım. Verme gerek yok diyecektim ama onu da demedim. Kızım şekeri aldı, yedi.
Sinirlerim acaip bozuldu, o sırada bana birşey soran bir kadını tersledim falan.
Kızıma şekeri yerken engel olmadım ama az sonra, niye sen herkesin verdiği şekeri yiyorsun öyle diye manasızca çıkıştım. Çocuk az daha aklı erse, sen de yanımdaydın ya niye engel olmadın derdi kesin.
Anne babalar olarak hem çocukları uzaklaştırmaya çalışıyoruz hem de niye başkalarının çocuklarına hep şekerli yiyecekler ya da çikolata götürüyoruz hediye olarak? Ve çocukları kandırılmaya müsait hale getiriyoruz.
Düşünün lütfen. Misafirliğe giderken evin çocuğuna çikolata bisküvi yerine adam gibi yiyecek, meyve filan götürün vicdanınızın sesini dinleyip.
Günün birinde çok vaktim ve bol param olursa, mutlaka insanları şekerden kurtarmak için sosyal sorumluluk projeleri başlatıp, bol bol dernek kuracağım.
Hepinize, sizin vücudunuzda çirkinlik, kilo ve selülit olarak yerleşen, çocuklarınızın da bağışıklık sistemini çökerten bu dehşet ötesi iğrenç yemişlerden uzak bir hayat diliyorum.
Biraz içim açılsın şu yazıyı bitirirken. Şu dünyada en sevdiğim yiyecekler, yoğurt, kereviz ve limon. Ohh nasıl insanın içi açılıyor... düşününce bile.
Fotoğraf: Dünyaca ünlü markanın çikolatasından çıkan böcek.
Bu yazı 993 kez gösterilmiştir.