Ekleyen : pedagogozlemtokgoz
Tarih : 2011.12.17 13:46:11
Merak ettikleriniz
Bebeklerde 2 yaş sendromu
Bebeğimin İlk Özerklik Talebi :) -Nam-ı Diğer 2 Yaş Sendromu
Kendi kendine yürümek istiyor,
Kendi kendine yemek yemek istiyor,
Herşeye hayır diyor,
Bizimle sık sık inatlaşıyor,
Ağlama ve öfke nöbetleri başladı,
Daha saldırgan davranıyor,
O uyumlu, sakin bebeğimizin yerinde şimdi inatlaşan, dediğim dedik, her söylediğinize karşı çıkan, adeta sabrınızın sınırlarını zorlayan bir çocuk var…
Aslında bu davranışlara sevinmek mi lazım yoksa üzülmek mi ?:) Biz olaya iyi tarafından bakalım ve mutlu olalım . Çünkü çocuğunuz artık büyüdü, çevreyi algılama kapasitesi arttı, zihinsel gelişimi hızla ilerliyor, çevreyi merak ediyor, araştırmak, keşfetmek istiyor, kendi seçimlerini yapmak , kararlarını vermek istiyor, kendini bir birey olarak kabul ettirmek istiyor. Literatürde “negativizm” “erken ergenlik”, “terrible two” olarak da isimlendirilen ve 18. Ay civarında başlayıp, 42-46. Aya kadar devam eden , 2 yaş sendromu döneminde bebeğimiz “özerklik” dönemine giriyor.Bu dönem yaptıklarının etkisini test ettiği, sınırları zorladığı bir dönemidir.
Öncelikle bu dönemin tamamen normal ve her çocuğun geçirdiği gelişim dönemlerinden biri olduğunu kabul etmek gerekir. Ayrıca bu dönemin kalıcı olup olmaması yine bizim elimizde. Peki bu dönemde çocuğumuza nasıl yaklaşmalıyız. İşte size birkaç öneri :
• Seçme Şansı Verin: Ona isteklerinizi direkt olarak söylerseniz muhtemelen hayır cevabıyla ve dirençle karşılaşacaksınız . Bunun yerine isteklerinizi ona alternatifli biçimde sunun, seçenekleri siz belirleyin ama seçim ona kalsın . Örneğin, “Boyama yapmak ister misin?” yerine , “kırmızıyla mı maviyle mi boyayalım ?” dediğinizde direnç riskinin daha düşük olduğunu göreceksiniz.
• Ona ait bir alan sunun : Evin diğer kısımlarında eşyaları kurcalamasına ve karıştırmasına izin vermiyorsunuz belki, bu onu daha da öfkeli bir hale getirecektir. Çocuğumuza “hayır” derken ona alternatiflerde sunmalıyız, yoksa kendini ifade etme çabaları engellenen çocuk, kendini tamamen bir kıskacın içinde hissedecektir. Eğer imkanınız varsa dilediğince karıştırması, kurcalaması ve incelemesi için ona bir alan sunun, örneğin odasında bir köşe olabilir. Böylelikle “salondaki çekmeceleri karıştırmanı istemiyorum ama kendi odandaki çekmecelere bakabilirsin” diyerek ona bir alternatif sunmuş olabileceksiniz.
• Tutarlılık, tutarlılık, tutarlılık :
Çocuğuma hep yeşil ışık yaktım, büyüyüp de kırmızı ışıkla ilk karşılaştığında artık çok geçti ! (Dr. John Zanicchi)
İsteklerini ağlayarak elde etmesine izin vermeyin. En azından ağladığı sırada isteğini yerine getirmeyin, bunun için susmasını bekleyin ya da dikkatini başka bir yere yönlendirerek onu sakinleştirin. Ancak bunu tutarlı ve kararlı bir biçimde yapmanız çok önemli. Yani önce “hayır” deyip sonradan yine “evet”e dönüyorsanız bu durumda çocuğumuzun şiddetlenmiş olumsuz davranışını pekiştirmiş oluyorsunuz. Tutarlılık sadece sizinle sınırlı kalmamalı, aynı şekilde babası ve evdeki diğer kişilerde sizinle tutarlı şekilde davranmalı , yani sizin hayır dediğiniz bir şeye eğer babası ya da bir başkası (bakıcı,anneanne,babanne vs..) evet diyorsa bu durumda sıkıntı yaşamaya devam edersiniz.
• Sabır , sabır , sabır :) : Bu dönemde göstereceğiniz sabır , uzun vadede sizin ve bebeğinizin hayatını kolaylaştıracak . Sabırsız davranıp ona her istediğini verirsek ileriki yaşlarında da bu durumu kullanabilecektir. Öte yandan sabırsız davranıp sözel ya da fiziksel şiddet göstermeniz durumunda çocuğunuz bunu model olarak alacak ve size karşı aynı şiddeti gösterecektir.
Psk. Ozlem TOKGOZ
www.zihinselgelisim.com
e-mail:ozlemtokgoz@zihinselgelisim.com
Bu yazı 970 kez gösterilmiştir.
Bunlar da ilginizi çekebilir :
ulyaf 2011.12.20 tarihinde dedi ki :
Çocuğumuzun ağlamasına vereceğimiz tepkiyle ilgili bir bilgi
paylaşmak isterim. Çocuğumuzun ağlamasını yarıda kesmek için yapılan her nevi
tavır, hatalı olacaktır. Çocuk ağlıyorsa yarıda kesmesi istenmemeli, başka
şeylerle oyalamaya çalışmamalı, ona sevdiği bir şey vermemeliyiz. Çünkü ağlama
bir deşarj yöntemi, ve çocuğun bir problemi varsa ortaya çıkan bir eylem. Bu tür
oyalamalar, çocuğumuzun ileride yaşayacağı sıkıntıları sonlandırmak için hatalı
davranışlara yönelmesine sebep olabilir ( Örn; küçüklüğünde ağlamaları
karşısında ağzına emzik, şeker, vs verilen çocuk, ileri yaşlarında sıkıntı
yaşadığında onu mutlu eden şeylerle sıkıntısında sıyrılma eylemine yönelebilir –
haddinden fazla yeme&içme, uyuşturucu vs.). Ağlama esnasında, çocuğumuzun yanında olmalı
ve gözlerine bakarak, onu anladığımızı belirten cümleler, kelimeler
kullanmalıyız. (Örn; ağlama sebebi dışarıya çıkmak istemesiyse ve biz bu isteğini
karşılayamıyorsak; “Seni anlıyorum, dışarı çıkmak istiyorsun, çünkü canın
sıkılıyor, gezmek hava almak istiyorsun. Ama hava çok soğuk, saat çok geç veya
seni dışarıya çıkartmak için şu an hiç uygun değilim” gibi cümleler kurarak onu
anladığımızı ifade etmeli ve istediğinin
neden olamayacağını anlatmalıyız).