
İbrahim Tatlıses'in hiç hoşlanmadığım "Yalan" şarkısı son 5-6 gündür kafamın içinde bozuk plak gibi çalıp duruyor. Sokakta, markette, otobüste.
Çocuklara hiç yalan söylemediğimi düşündüğüm halde, kızıma söylediğim bir kaç önemsiz şeyin oğlumun gözünde yalan anlamına geldiğini anlamış bulunuyorum. Eyvah çocuğumun güvenini kaybediyorum galiba telaşındayım.
Çocuklar sanki kafa kafaya vermiş vokalistler gibi, "Yalaannn" nakaratını beni suçlar gözlerle söylüyorlar ve ben eziliyorum yerin dibine giriyorum gibi imgeler var kafamda :) Şarkı baslı baslı çalıyor böyle sürekli. Allahım Yarabbim.
Yalanlı(!) olayların biri şu.
Yuvada, hasta olan arkadaşlarına öğretmen ilaç içirirken kızım epey içerlemiş olsa gerek ben de ilaç istiyorum diye kaç aydır konusu vardı. Kızım (4,5 yaş) hiç bir antibiyotik filan kullanmadı. Gerçi yuvada ateşi çıkınca ara sıra parasetamol kullanmalarına izin veriyorum ama öyle düzenli ilaç içmedi.
Öğretmen çocuklara sorunsuz bir şekilde içirebilmek için o sırada epey de ilgi gösteriyor herhalde. Kızım dışında tüm arkadaşları o özendiği ilgiye maruz kalmışlar.
Neyse bir gün, artık çok ısrar etti, akşamdan söyledi tamam yarın yanına ilaç koyacağım dedim. İlaç şişesinin birini boşaltıp su koydum. O gidince de öğretmeni aradım, böyle böyle o ilaç değil, su filan, anlattım. Bu konuşma sırasında oğlum(6,5 yaş) da yanımdan geçti.
Akşam kızı yuvadan alırken, her zaman "Anne! Merhaba!" diye orası burası oynayarak zıplayarak beni karşılayan çocuk, surat büzgün "Anne ilacımın tadı su gibiydi" diye karşıladı daha ilk cümlede. "Hmm su gibiydi" diye cevap verdim filan. Sonra ağabeyini de okuldan alıp eve geldik ve kız yine ilacımın tadı su gibiydi üzülmelerindeyken ağabeyi "he he kardeşim senin ilacın suydu zaten, o ilaç değil ki he he" filan diye gıcıklık moduna geçti.
Of Yarabbim konuşmamı duymuş bu, dedim.
Bu konuda bir açıklama yapmam lazım dedim ama uygun bir fırsat bulamadım ve bir kaç gün öyle geçti. Hafta başı sabah okula gitmeden önce hazırlanırken kızıma dedim ki, "Kızım aslında o ilaç değildi. Çocuklar hasta olmadan ilaç içmemeliler. Hasta olduklarında bile ilaç içmeden iyileşebilirler. Sen özendiğin için ben içine su koymuştum, o şişeki suydu tamam mı" dedim. Sonra da içine biraz pekmez koydum kıvamlı olsun diye, pekmezli su olduğunu söyledim.
Konuşmaları oğlum da duydu. İyi dedim güveni sarsılmamış oldu.
Bu sabah yine bana aynı yalaaaan şarkısını dinletmeye başlayan bir olay oldu. Çocuklara tost yapmıştım. Kızım ağabeyinin okula beslenme götürmesine çok özeniyor. "Anne tostumu bitirmiycem sen benim yanıma beslenme gibi koy" dedi. "Ama kızım tostun okula gidene kadar soğur buz gibi olur" dedim.
Oğlum hemen "Ama anne benim beslenmeme koyduğum tostlar da buz gibi oluyor o zaman" dedi. Zaten tostum beslenme saatine kadar soğuyor çirkin oluyor diye söylenip dururdu, ben de onu ikna ederdim soğuk soğuk da yenilebileceğini, bütün arkadaşlarının öyle yediğini, başka çaremizin olmadığını, beslenme saatinde ona tost yapıp getiremeceğimi filan söylerdim.
O sırada sinirlerim pek yumuşak değildi, düşünemedim. Ne diyeceğimi bilemedim. Ve akşam eşimle yaşadığımız bir olay yüzünden karşıma çıkanı pençeleyip yaralamak isteyen bir saldırgan modundaydım. (Bu arada babalara mesaj; eşinizin sinirlerini germeden önce masum çocuğunuzu düşünün, sabrı siz bitirirseniz çocuğa kullanacak sabrı nereden bulacak!)
Yine de sakinliğimi korumaya çalışarak oğlumun kulağına eğilip, "Ya anlasana oğlum, kardeşin okula götürmekten vazgeçsin diye öyle söylüyorum" dedim. (Şimdi düşünüyorum da, koysaydım kızın yanına bir gün de götürüversindi işte, ama yuvadaki çocuklar özenir mi, yemek saatleri bozulur mu, öğretmenin buna canı sıkılır mı gibi kaygılar vardı işte.)
Ben bunu söylerken, kafamın içinde bir jeton şangırdadı. Ay dedim oğlum şimdi "Annem kardeşimi ikna etmek için ona öyle konuşuyor, bana farklı konuşuyor." diye düşündü.
Öf.
İki gün önce düzelttiğim şey yine yıkılmış gibi hissettim.
Henüz bunu düzeltmek için birşey yapmadım.
Ama şu farkındalığı yaşadım. "Bir tost soğuyunca çirkin olur mu olmaz mı" gibi uyduruktan bir konuda bile ona başka buna başka cevap verince, çocuğun benim söylediklerime itimadı azalacak.
Şu an küçük ve düzeltilebilir bir durum. Çocukta genel bir kanaat oluşmadı. Ama hep böyle giderse, genel bir resim oluşacak ve işime nasıl gelirse öyle yanıtladığımı anlayacak, yaptığım açıklamalara değer vermeyecek. Bu yanlış, vergi iadesi gibi bana geri dönecek, ergenlikte hatta daha da önce.
Düzeltemezsem.
Ve.
Bize önemsiz gibi gelen, çok rahat çifte standartlı cevap verilebilir gibi düşündüğümüz konular, çocuklar için ilginç bir derecede önemli.
Bu yazı 515 kez gösterilmiştir.