Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Ailede İşbirliği Güzel Şeymiş!

09 Ocak 2014
Elif Zeynep(10 ay) hareketlendiğinden beri evdeki işler, yapılan biten değil de yapılamayan bekleyen şeyler olmaya başladı. Yemeği, banyosu altı üstü, meyvesi, düşünce sakinleştirmesi, oraya buraya gitmesin diye koruması derken eve elim değmemeye başladı.

Mesela geçen hafta yıkanmış 2 sepet çamaşır günlerce katlanmadan yerinde durdu. Daha doğrusu yerinde de duramadı, Zeynep tarafından defalarca dağıtıldı mıncıklandı, ortalığa döküldü, toplandı.

Tüm vaktimi ve enerjimi harcayıp, çok az şeye yetişebilmek, daha bir sürü şeyin eksik kalması çok acıtıcı bir "kayıp" duygusuna sebep oluyor.

Herkes herşeye zamanında yetişiyormuş, ama ben yetişemiyormuşum, geride kalıyormuşum, kayboluyormuşum gibi. (Herkesin yetişmediğini bildiğim halde niye öyle hissediyorsam işte!)

Çok gergin ve stresli olmaya başladım. Hatta sıcak ve rahat evimden şikayetlerim var demiştim.

Şu an 8 yaşında olan oğlum daha 1,5-2 yaşındayken aldığım bir kitap vardı: "Ev işlerini savaşa dönüştürmeyin" isminde. Hafta sonu biraz onu karıştırdım.

O zamanlar okumuş notlar almışım, altını çizmişim bazı yerlerin. Hatırlıyorum "çok da mümkün değil bunları uygulamak" diye düşünmüştüm, ama mümkünmüş.

Kitap, "işlerin üstesiden gelmek için ailede içi işbirliği oluşturmak gerektiği ve bu işbirliğini sağlamak için neler yapmalı" hakkında.

"İşbirliği" unutulmaya başlayan kavramlardan. Özellikle de çocuklarla yapılan işbilirliği.


Zaten ailelerin hassaten de annelerin derdi "çocuğum sınav kazansın, başarılı olsun, derece yapsın" gibi şeyler olmaya başladığından beri çocuklar yediği önünde yemediği arkasında prensler prensesler pozisyonunda.

Bir de tüketim toplumu olmanın zihnimizde kodladığı paradigmalar var. "Çocuklarla işbirliği yapmak, görev dağılımı gibi şeyler yapılası şeyler değildir ama işlere yardım için yatılı yardımcı almak daha mantıklı yapılası birşeydir" bunlardan biri.

Tabi bu durum evin babasının sırtına aylık en az 500TL daha yük binmesine sebep oluyor.

"Çocuklarla iletişim kurmak, anlaşmak o kadar zor ki, onunla uğraşacağıma başka yol bulurum" da paradigmaların bir diğeri. İnsan bu bakış açısına sahipse zor oluyor evet.

Konunun "tüketim toplumu", "bir elin nesi var iki elin sesi var", "işbirliği üretimdir" gibi tefekkürî kısımlarını belki başka bir yazıda uzun konuşuruz.

Pazar akşamı konuştum çocuklarla ve eşimle.

- Evdeki tüm işleri tek kişinin yapması sizce normal mi, iyi mi?
- Zeyneple uğraşırken diğer işlere yetişemiyorum, yorgun ve mutsuzum.
- İşleri listelesek, siz de ev işlerine katılsanız.


gibi yukarıya sadece 3 tanesini yazdığım uzun cümlelerle ve duygularla halimi anlattım.

İnsaflı çocuklarım ve kocam, işleri tek kişinin yapmasını doğru bulmadıklarını söylediler.

Beni yoran arada bir yapılan büyük işler değil, her gün yapılan rutin işlerdi. Sofra hazırlamak, çamaşır katlamak gibi.

İşleri listeledik. Ve herkese görevler verdik.

Zührenur'un yaptığı işler: Sofra hazırlama ve sofra toplandıktan sonra mutfağı süpürme

Zülfikar'ın yaptığı işler: Sofrayı toplama (Az gibi görünse de çöple, silmeyle uğraşma da içerdiği için zahmetli)

Birlikte yaptıkları işler: Bulaşık makinasını boşaltma, çamaşırları katlama. Yerlerine koyma.



Eşimin yaptıklarını yazmıyım utanmasın şimdi.

Hafta başından beri keyfim acaip yerinde.

İnsanı rahatlatan şey sadece o işin yapılması değil. Artık o işleri herkesin düşünmesi, insanın yalnız olmadığını hissetmesi.

Sabah kalkıyorum sofra hazır oluyor bazen, değilse hadi Zührenur diyorum. Kahvaltılıkları çıkarıyor, herşeyi koyuyor ben eksikleri tamamlıyorum.

Yemeğim bitince sofradan kalkıyorum. 10 dakika sonra geliyorum toplanmış süpürülmüş Allaah.

Vay vay vay benim çocuklarım büyümüş de, ciddi işler yapıyorlarmış diyorum.

İçimden geldiği zaman, içimden geldiği şekilde ne kadar memnun olduğumu ifade ediyorum. Çok seviniyorlar.

Bir çocuktan farklı birşey olmalarına imkan verildiğini hissediyorlar.

Varlıklarının çok önemli olması onları çok mutlu ediyor.

Zührenur sürekli salya akıtan ve yemekleri üstüne başına süren Zeynep'e "Ya ben senin o çamaşırlarını yeni katladım daha kirletme hemen" diyor dün gülerek.

Kavgaları çok fazlaydı, bir kaç gündür oldukça azaldı. Kavgaları da kendi varlıklarını ve üstünlüklerini ispat etmek amacıyla başlıyordu. O duyguları tatmin olduğu için azaldığını düşünüyorum.

Bir de kavga etmeye zamanları kalmıyor.

Eşim dün akşam diyor ki, "Çok iyi oldu bu işbirliği işi ya, arttıralım çocuklara verdiğimiz işleri."

Dedim "Dur. Bir süre sonra zorlanacaklar. Önce bunlar meleke haline gelsin ondan sonra."

Tabi bizim ailede "işbirliği"nin bu kadar kolay başlaması ve yürümesinin öncesi var:

- Çocuklar kendi yataklarını/odalarını toplamaya, evde başka işlere yardım etmeye hep alışkındılar. Eskiden beri ara sıra kahvaltı hazırlarlar, getir götüre yardım ederlerdi. Evde hiç bir işin ucunu tutmamış bir çocuğa birden sürekli görev verilemezdi.

- Ben hiç bir zaman arkalarından toplayan, herşeyi hazır eden biri olma rolünü sahiplenmedim.

- Etkili aile eğitiminin bizdeki en güzel meyvesi, aile toplantısı yapmak oldu. İster istişare deyin, ister aile meclisi, toplanıp sorunları konuşmak ve çözüm aramak insanı çok rahatlatıyor. İlişkileri iyileştiriyor. Birbirimizi dinlemeye önceden alışkın olmasaydık işbirliğine karar vermek anlaşmak kolay olmazdı.

İşbilirliği tam bir olumlu duygusal üretime sebep oluyor bana sorarsanız. Sofrayı benim kurmayışım veya toplamayışım sadece ona harcayacağım süreyi geri vermekle kalmıyor. Arka arkaya bir sürü işi yapmanın verdiği çok yoruldum, ne çok ayakta durdum gibi duyguları da çöpe atıyor. Herşey benim üzerime yığılmış gibi değil de, arada bir işe karıştığım bir rehber duygusu veriyor.

Çocuklara da bütünün içinde bir parçayım, işe yarıyorum duygusu veriyor. Hem insanların da biribirine güzel duygular beslemesine sebep oluyor. Hem de, hem de..... :)

Yalnız, yeni başlayanlar için bir uyarı, dikkatli, dinlemeyi bilen, süreci zamana yaymayı bilen biri olmak gerekiyormuş.

Kitaptan ilgili bir bölüm ile bitireyim.

"Ellen, başlangıçta ailesinden işleri beraber yapacaklarına dair bir söz istediyse de onlar kabul etmemişti. Buna rağmen ailesiyle konuşması, değişimi başlatan çok önemli bir adım oldu. Küçük adımlarla karşılıklı saygı çerçevesinde işe devam etti. Ailesini tartışmadan dinleyip, onlara geleneksel aile tarzını bırakmaları için zaman tanıdı. Ellen'in bu tavrı ailesinin onunla müttefik olmasını sağladı.

Ellen, başlangıçta eskisinden fazla yorulmasına ve sorumluluk yüklenmesine rağmen, sinirlenmemeye gayret etti. Hayatından şikayet edip, herkesin görevini yapmasını beklemek yerine bir organizatör gibi davrandı. Yeni becerilerin zaman aldığını ve iyi bir planlama gerektirdiğini bildiğinden daha gerçekçi beklentiler içerisine girdi. Basamak basamak kendini değişime odakladı ve sonunda başarılı oldu."

Etiketler : ev işleri, iş birliği,
Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
  • husniye 09.01.2014 tarihinde dedi ki :
    iş bölümü çok yakışmış çocuklara maşallah. Son günlerde ben de çok zorlanıyorum, aile toplantısı yapmanın zamanı gelmiş de geçiyormuş. Tüm yazılarını dikkatle okudum uygulayacağım canım verdiğin bilgiler için allah razı olsun.
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
  • tahiri 10.01.2014 tarihinde dedi ki :
    Millet de benim tencere yıkadığımı falan zannedecek. Ben genel denetlemeciyim.
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
  • nurefsan47 24.01.2014 tarihinde dedi ki :
    s.a. büşra hnm bu yazının altına yazmak biraz alakasız olacak ama size bir sorum olacak. sömestr tatili için 4-5 yaş için matematikle ilgili tavsiye ettiğiniz bir kitap vardı bir türlü hatırlayamadım. sizden ricam cvp verseniz bende oğlum için sipariş verecem inş. şimdiden Allah razı olsun...
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
  • narcicegi 30.07.2014 tarihinde dedi ki :
    merba siteniz cok güzel..uzun suredir takip ediyorum..basarılarnızın devamını dierim..
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
HAKKIMDA
Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
busra[at]annenotlari.com
DOST SİTELER
Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
web tasarım ve programlama deSen
0.032 sn.