Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Karşıyım Gereksiz Oyuncağa Verilen Paraya

09 Ekim 2014
Bu bayram çocuklara bayram harçlıkları ile istediklerini alabileceklerini söyledik. Daha doğrusu babaları söylemiş, böyle bir karar vermiş.

Paralarını özgürce harcasınlar bakalım, tecrübe kazansınlar diye düşünmüş. Bana da tamam demek düştü.

Daha önce biriktirmeleri ya da faydalı şeylerde kullanmaları için epey nutuk çekmiştik. Eski bayramlarda topladıkları bazı paraları bankaya yatırmışlardı.

Biriktirmek amacıyla bankaya para yatırmak yanlısı değilizdir, ama çocukların tasarrufu ve gereksiz şeylere harcamamayı öğrenmeleri için kendileri adına hesap açıp bankaya yatırmaları yoluna gitmiştik.

Ara sıra hatta sık sık oyuncak alınmasına rağmen 'paramız bankada duruyor hiçbir şey yapmıyoruz' diye böyle yapmaktan yakındılar.

Bu bayram kendi paramızla oyuncak alacağız dediler. Madem ne alacağınıza karışmıyoruz, evin yakınındaki oyuncakçıya kendiniz gidip alın ben gelmiyorum dedim çocuklara. Zaten mümkün olduğu kadar her şeyi kendileri yapsınlar kafasındayım. (Oğlum 9 yaş, kızım 7 yaş)

Epey bir bakınma ve oyalanma sonucunda oğlan 35 TL lik bir kumandalı araba, kız da 45 TL ye bir mutfak seti almış.

Oh ne güzel bana iş düşmedi diye sevinirken, oyuncakçıda görevli genç, kızımın 50 TL sinin üstü olan 5 TL yi vermediği için (ya cebe attığı ya da unuttuğu için) tekrar evden çıkıp gidip almam gerekti.

Eve geldim aldıklarına baktım, verdikleri paralar bizim ekonomik standartlarımız açısından aşırı değil. Fakat yine de gereksiz buluyorum. Kendimi ne kadar tutmaya çalışsam da bir ya da iki kez ‘2 gün oynayacaksınız sonra bıkacaksınız’ cümlelerinin ağzımdan çıkmasına engel olamadım.

Kızım fırının ses ve ışık çıkarması dışında gayet özelliksiz bir mutfak seti almş.


Şunlar bile oynamak için daha efektif. Hevesini kırmamak için ısıttığı sütleri içtik, yaptığı yemekleri yedik. Alabileceğim en iyisi bu vardı dedi.

Oğlum da “anne baktım baktım bana en uygun bu vardı, başka alacak bir şey bulamadım” dedi.

Evde hali hazırda çalışan kumandalı arabalar varken ve daha önce defalarca alınmış kırılmış atılmış olanlar varken kendisi de biliyordu, kumandalı arabanın alınacak bir şey olmadığını ama işte o da kardeşi gibi bir şey almış olmak için almıştı.

Daha önce bir bayramda anneannesinin aldığı oldukça pahalı kumandalı bir arabaya verilen paraya çok acımış, bak 2 gün oynadınız bıktınız muhabbetini yine yapmıştım.

“Anne napayım hep mi oynayayım hep mi, hiç elimden bırakmadan hep onunla mı vakit geçireyim?” diye isyan etmişti.

Haklıydı, hep oynayamazdı, benim beklediğim de zaten hep oynaması değildi. Sadece şu yaşadığımız şehirde çoğu aile babasının bir günde kazanamadığı paranın, 2 gün sonra heves sönünce ilgilenilmeyecek bir oyuncağa verilmesine kızıyordum, kızmıştım, hala da kızıyorum.

Eskiler çocuğun yediği helal, giydiği haram demişler. Yedirdiğine, güzel beslenmesine harcamaktan kısma, çünkü o büyümesine, sağlığa yarar. Giydirdiğine harcamaktan kısabildiğin kadar kıs, küçülür, eskir, neticede çöp olur demek istemişler.

Giydiği bile haramsa oynadığı nedir siz düşünün. Oyuncaklara verilen paralar, neredeyse giyimden fazla. Üstelik giyim kadar işe yaramıyor da.

Oyun becerilerini arttırıp, psikolojik gelişimlerine katkı sağlıyor diye düşünürsek belki bazıları öyle ama çoğu bu sınıftan değil.

Ne kadar kalitesiz üretildiklerini, çoğunun sağlığa zararlı kimyasal, boya, bilmem ne içerdiğini saymıyorum bile.

Neticede bu gereksiz oyuncaklara verilen fahiş paraya karşıyım noktasına geliyorum.

Hepimiz ilk önce minik çıngıraklarla, çocuğumuz 1,5 yaşındayken ses çıkaran, yürüyen civciviler ya da arabalar alarak başlıyoruz bu işe. Ve o zaman verilen paralar fahiş olmuyor, yapılan iş çok sevimli oluyor gerçekten.

Ama çocuklar büyüdükçe işin rengi ve boyutu değişiyor.

Bir yandan bayramda da mı almasın çocuklar canım diyorum kendime, diğer yandan bizim bayramlarımız kendine almakla değil başkalarına vererek mutlu olunan bayramlar değil mi diyorum.

Zaten bayram hediyesi olarak babaları özel birer saat almıştı onlara. Biz onlara alma işini yapmıştık, bayram günü sevindirecek başka başka şeyler de yaptık. Belki çocuklara başkaları için harcama bilincini çok ihmal ediyoruz bilemiyorum.

Çocuklar oyuncak alınca genel bir mutluluk mu kazanıyorlar hayır, geçici bir heves satın almış oluyorlar sadece.

Fakat bir yandan da alarak mutlu olacaklarını pompalayan bir çevre içinde yaşıyorlar tıpkı bizim gibi.

Dönüp dolaşıp yine aynı yere geliyorum. Karşıyım ben bu oyuncaklara verilen fahiş paralara.

Çocukların yediğine içtiğine çok para vermeye gelince, 'acaba organik mi nereden biliyorsun, bir yumurtaya o kadar para vermeye gerek yok' türünden bahaneler duyarken, giyime ve oyuncağa gelince daha çok harcamak için her gerekçenin bulunmasına daha da karşıyım.

Yediğine içtiğine en kolayından, bazen sağlıksızından çözümler bulunurken giydiği ve oynadığına gelince, mağaza mağaza gezilip, bazen bir parça kıyafet için bir gün dolaşılıp en güzelinin en gösterişlisinin bulunmasına daha daha karşıyım.

Çocukların harcamaları konusunda katı yasaklardan yana değilim, elbette ki kantarın topuzunu kaçırmışcasına her zaman ne isterlerse alsınlar bakışında da değişiz eşimle.

Çocuklar kendilerine ait olan parayı özgürce harcamışlar. Babalarının düşündüğü gibi harcayınca ne olacağını görsünler, kıyas yapsınlar, biraz daha düşünerek alış veriş yapmayı bilsinler.

Ama ben kendim ayrı bir kişi olarak karşıyım, pek de ilgi görmeyecek bir oyuncağa bir dünya para vermenin bir anlayış olarak yerleşmesine. Kişisel görüşüm bu. Ve bunu çocuklara yeri geldikçe söylüyorum, söyleyeceğim.
Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
  • batubebegim 22.10.2014 tarihinde dedi ki :
    merhaba,kızınızın aldığı oyuncak tam olarak oğlum için aradığım oyuncak nereden aldınız?fiyatı çok makul biz bir mutfak setı aldık ancak onda dolap vs. yok.oglum mutfak konusunda bızı ınanılmaz zorluyor ve eger bu oyuncagı bulursak bır nebze nefes alabılırız dıye dusunuyorum:(
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
HAKKIMDA
Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
busra[at]annenotlari.com
DOST SİTELER
Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
web tasarım ve programlama deSen
0.058 sn.