Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Aydın Hanımdan Neler Öğrendik?

24 Kasım 2014

2 hafta önce, anneannemin vefat ettiği gün Özbek hekim Aydın Salih de vefat etmiş. Allah rahmet etsin, mekanı cennet olsun inşallah.

'Sizin en hayırlınız, insanlara en çok faydası dokunanınızdır' hadis-i şerifi gereği kendisini hayırlı bir insan olarak anmak ve nasıl faydalar gördük, ondan neler öğrendik bir kez daha şahitlik etmek istedim.

Öğrendiklerimizin kimisi gündemde yavaş yavaş konuşulmaya başlandı, kimisi ise belki modern tıbbın 20-30 yıl sonra ancak açıklayacağı, üzeri örtülmüş bilgiler olarak saklanmaya devam ediyor.

Neler öğrenmişiz Aydın hanımdan, işte bazıları:

- Bulaşıcı hastalıklar hariç diğer tüm hastalıkların yeme alışkanlıklarından kaynaklandığını.

- Çok ve karışık yemenin çok beslenmeye değil, hiç beslenememeye neden olduğunu. (Neden ve nasıl)

- Karışık yememek, mesela hayvansal gıdaları birbiriyle karıştırarak yememek gerektiğini, mesela tavuk çorbası yediğimiz öğünde koyun ya da dana eti yememek gerektiğini. Hatta mümkünse aynı cinsten iki ayrı hayvanın etini dahi birbirine karıştırmadan yemek gerektiğini.

- Kainatta güneşin enerjisini alarak, topraktan ya da ağaçtan çıkan besinlerin kendi içlerinde bir bütünlüğü, bir yaradılışı ve bir tesbihi olduğunu, insanı manevi olarak da beslediğini, fakat labaratuar ortamında üretilen kimyasallardan terkip edilen paket yiyeceklerin böyle bir tesbihinin olmadığı, dolayısıyla insanın ruh sağlığını da bozduğunu.

- Sebzelerin karışık olarak yenilebileceği, fakat meyvenin başka meyvelerle karışmadan yenmesi (mesela elma yerken yanına mandalina yememek) gerektiği, yoksa hazmolmadan çürüdüğünü.

- Sebze ve etin beraber yenebileceği fakat meyvenin başka yiyeceklerle de karışmadan mümkünse yemekten yarım saat önce aç karınla yenmesinin en uygun zaman olduğu, (20 dakikada sindiriliyormuş meyve)

- Yemekten sonra 2 saat midenin sindirimini bozmamak için birşey yenmemesi hatta su içmek için de 1,5 saat beklemek gerektiğini (bunu aslında önceden de biliyordum ve titizlikle uygularım ve acıkmamanın yani tokluğun sırrı bu uygulamada diye düşünüyorum)

- Deterjanların, şampuanların ve kozmetik ürünlerin insanın hormanel dengesini bozduğunu ve özellikle kadınlarda depresyona sebep olduğunu.

- Açlığın hastalıklar için bir şifa sebebi olduğunu. Aç kalan bir bünyenin kendini beslemek için saldırdığı depolarda önce zayıf ve hasta hücreleri parçaladığını ve böylece hastalığın tedavi olduğunu. 72 saat açlık orucu tutarak denemiştim.

- Tıbbi ilaçların özellikle antibiyotik kullanımının bağırsaklara ve organlara zarar verdiğini.

- İlaçların hastalığı tedavi için değil, hastalığın belirtilerini yok etmek için kullanıldığını.

- UHT sütlerin ve hazır yoğurtların vücutta iltihaba sebep olduğunu.

- Hacamat, sülük tedavisi ve açlık yöntemleriyle her hastalıktan şifa bulunabileceğini.

- Artık herkes biliyor ama yine de söyleyelim, yoğun olarak şeker ve hamurla beslenmenin uzun vadede vücudu tahrip ettiği, ömrün kısalmasına neden olduğunu.

Ve belki saymayı unuttuğum daha bir çok bilgi öğrendik Aydın Hanım'dan. Allah razı olsun.
Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
  • ademsenel 08.12.2014 tarihinde dedi ki :
    Sitenizi bu gün keşfettim.Çok güzel yazılarınız yorumlarınız faydalı olan bilgileriniz var.Allah sizin annenize de Aydın hanıma da rahmet etsin.Mekanlarını cennet etsin.Amin.
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
HAKKIMDA
Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
busra[at]annenotlari.com
DOST SİTELER
Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
web tasarım ve programlama deSen
0.029 sn.