Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Çocukla Birebir Muhabbet

25 Kasım 2014
Aile ve çocuk konusunda söz söyleyen uzmanlar, pedagoglar sürekli olarak akşamları ailece zaman geçirmenin önemini vurguluyor.

'Şu telefonlarınızı bırakın da biraz kenara, birbirinizin yüzüne bakın, çocukları tabletin başından toplayın da bir iki çift laf edin, oyun oynayın' filan gibi cümleler, klasik uzman repliği haline geldi.

Bilgisayarları çocuklar için şifreli, televizyonu ve tableti bulunmayan bir evde yaşıyor olmamıza ve eşimle telefonları eline almaya pek düşkün olmayan birer ebeveyn olmamıza rağmen, bu tavsiyeleri epey üstümüze alındığımız kesin.

Hep 'ailece' birşeyler yapmaya çalışıyoruz.

Fakat bu ailece olma noktasına çok odaklandığımız için başka önemli bir şeyi kaçırıyoruz gibi geliyor bana. Çocuklar büyüdükçe daha da önemli hale gelen birşeyi. İkili ilişkiyi, ya da iki kişinin birebir muhabbetini.

Evet ailece olmanın çok faydasını görüyoruz görmesine de, hep beraber oturacağız derken çocuklarla ikili ilişkilerimiz pek gelişmiyor, diyaloglarımız derinleşmiyor. 21 aylık Zeynep'in belli periyotlarla birşeyleri döküp saçmasının ve sürekli dikkat dağıtmasının da rolü büyük.

Eh dakika başı espri patlatan eşimin de katkılarıyla, bolca gülüyor gır gır geçiyor, ara sıra kitap okuyor, çocukların hayal dünyasının zenginliği sayesinde saçma sapan sorulara cevap verirken ve eğlenirken de buluyoruz kendimizi..

Fakat ben birebir muhabbetin eksikliğini hissediyorum.

Çünkü çocukların farklı yanlarını tanımaya çok ihtiyacım var. Onların benden ayrı büyüyen gelişen, farklı birer insan olduklarını daha çok algılamak için. Onlara birer birey gibi davranabilmek için.

Eskiden Saliha Erdim'in radyo programını dinlediğim yıllarda, çocuklarla teke tek zaman geçirmenin önemini anlattığını hatırlıyorum. Annenin bir çocuğunu alıp, bir kafeye götürmesi, onunla karşılıklı sohbet etmesi, biraz dünyasına dalmasının filan ne kadar güzel olduğundan söz ederdi.

Geçen gün bunlar aklıma geldi, hah dedim işte biz bunu yapamıyoruz. Birlikte oluyoruz fakat ben mesela kızımla ya da oğlumla bir konu üzerinde bir kaç dakika dahi olsa konuşamıyorum, bir muhabbet açıp söyleşemiyoruz.

Bir köşede niyet etsek başlasak bile nihayetinde kutu gibi bir apartman dairesinin içinde ne kadar yalnız kalabiliriz ki, hemen öteki çocuklardan biri geliyor, ya da biri birşey soruyor. Ne konuştuğumuzu unutuyoruz.

En sinir olduğum şey de, çocukları evin içinde, hep aynı değişmeyen karelerde görmek, bizim için sorumluluk olan yüzleriyle yaşamak. Odasını toplaması, okula hazırlanması, yemek yemesi, dersini çalışması vesaire.

O çocuğun bir de senden habersiz gelişen bir ruhu, düşünce dünyası, kişiliği var. Yetenekleri var, duyguları var. En önemlisi kendine has cümleleri var.

Öfkeyle ilgili farkındalık yaşadığımdan beri çocukların bu özel taraflarını daha çok görüyorum.

O taraflarıyla da ilişki kurmak lazım. Ve bu evin içinde olmuyorsa, Saliha Erdim'in dediği gibi kafeye pastaneye filan gideriz, oh ne de güzel.


Sanki salt çocukla ilgilenmek için yapılan bir şey gibi dursa da öyle değil aslında. İkimizle, ikili ilişkimizle ilgilenmek bu. Bir yandan kendimizle de ilgilenmek.

Bu hafta Çarş-Perşembe okullar ortak sınavdan dolayı tatilmiş. Bu fırsatı kaçırmayı düşünmüyorum.

Kaç haftadır hafta sonları bir türlü ayarlayamadığım kafe ziyaretini, kızımla gerçekleştirmeyi düşünüyorum.

Tabi çok fazla beklentiye de girmemeye çalışıyorum.

Bakalım laf lafı açacak mı, yoksa 7 yaşındaki bir çocuğun muhabbetlerinden içim mi şişecek, yoksa sus pus birbirimizin yüzüne bakıp duracak mıyız, yoksa masanın üstünde ellerimizi birleştirip duygusal anlar mı yaşayacağız anne kız...

Her ne olursa olsun, neticede güzel hissedeğiz bence.
Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
  • husniye 25.11.2014 tarihinde dedi ki :
    Çok güzel bir fikir. Aklımıza gelmiyor hele birden çok çocuğa sahip ise anne..inşallah ben de bu hafta uygulayacağım.
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
HAKKIMDA
Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
busra[at]annenotlari.com
DOST SİTELER
Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
web tasarım ve programlama deSen
0.063 sn.