Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Herşeyden önemli haberler

14 Nisan 2015

Bir senenin daha kutlu doğum haftası başlamış bulunuyor.

Şahsen böyle şeyleri kutlamak gerekir mi, gerekirse nasıl olmalıdır gibi tartışmalı konuları işin ehillerine bırakıp daha çok anne olarak neler yaptığıma bakmaya çalışıyorum.

Ve madem çocuklar orada burada, okulda bu haftayı bir şekilde duyuyorlar, Hz. Peygamberi anmak için bir vesile olmuş oluyor diye bakıyorum.

Tabi kutlamaların eğlence haline getirilmesini doğru bulmadığımı da belirtmeliyim. Hz. peygamberi anma ve doğumunu kutlama, O'nun mesajını anlamaya çalışarak olabilir diye düşünüyorum.

Çocuklara okulda kutlu doğum haftasından söz etmişler. Kitap ayracı hazırlatmışlar, peygamberimizin en sevdiğiniz özelliklerini üstüne yazın demişler. Sonra da panoya asmışlar.

Aslında biz her gece yatarken dualarımızda ve evin içinde pek çok kez ansak da, fırsat bu fırsat biraz daha derin konulara girmenin tam sırası diyerek dün akşam bir giriş yaptım.

Çocuklar dedim, gelin bakalım şöyle kutlu doğum haftasındayız, peygamberimizin doğması ve peygamber olması neleri değiştirmiş daha çok konuşalım bu hafta.

Soru var mı, öneri var mı dedim önce. Oğlandan hadis okuyabiliriz önerisi geldi. Zaten akşamları okuyoruz ama bu sıra ara verdik bu hafta daha çok okuyalım dedik. Salavat çekelim dendi soru gelmedi..

Siz sormuyorsanız ben sorayım dedim. Bu iş çok hoşlarına gitti, öyle birşeyleri dinlemektense, cevap vermek bilmeye çalışmak tabi ki çok daha zevkli biz büyükler için bile.

- Söyleyin bakalım, Peygamberimiz neden önemli bir insandır?

Zührenur'un biraz yarım biraz karışık cevabını anlayışla dinledikten sonra sözü oğlana verdik.

- Allah'ın elçisi olduğu için.

- Evet, çok doğru. Peki elçi ne demek?

- Yani haber götüren kişi galiba.

- Evet, çok güzel. Topluluklar ya da kişiler arasında mesaj ulaştıran kişi.

- Peki Allah bize direk söylese olmaz mı?

- Allah istese öyle de yapabilirdi ama böyle uygun görmüş. Demek ki bunda daha büyük güzellikler var. (İleride değiniyoruz)

- Okey.

- Peki o elçinin bize getirdiği mesaj ne?

- Emm, yani Allah'a iman etmek, İslam dininin neler yapmamız gerektiği falan mı?

- Evet aynen öyle. Ama sadece o kadar değil. Bize çok lazım olan bazı haberler getirmiş.

- Mesela ne?

- Allah var ve bir demiş, buna inanın demiş. Sonra bu dünyadan sonra nereye gideceğimizi söylemiş. Bunlar bizim için herşeyden önemli haberler.Allah'tan haber getiren biri söylemese biz bunları nereden bilebiliriz değil mi?

- Doğru bilemeyiz.

- Cennet, cehennem var demiş. Ahiret günü var demiş. Bu hayatın bir de sonrası var demiş.

- Evet.

- Pekiii, çocuklar. (İşte konuyu derinlere çeken sorum geliyor) İnsanların çok merak ettiği bir soruyu daha cevaplamış. Çok büyük bir haber daha getirmiş biliyor musunuz?

- Öyle mi, neymiş o ne?

- Bu hayat neden var? sorusunun cevabı.

- Aaa evet anne, ben de geçen gün bu soruyu babama sormuştum. (Bunu diyen Zührenur. Galiba ödevlerden falan çok sıkılmış çocuk, hayatın anlamını sorgulamaya başlamış. İnsan bir soruyu soruyorsa cevabına da hazırdır yani.)

- Evet Zührenur. Baban söylemişti bana. 'Hayata neden geldik, ne yapıyoruz burada' gibi merak ettiğimiz tüm sorulara da cevap getirmiş peygamberimiz. Zaten böyle bir sorunun cevabını Allah'ın elçisi olan bir peygamber açıklamayacak da kim açıklayacak değil mi?

- Peki neymiş cevabı?

- Durun bakalım, bu çok muazzam bir soru. Cevabı da öyle basit değil. Şimdi size bir hikaye anlatacağım, cevabı orada bulacağız.

- Tamam.

- Bir zamanlar, halkını çok seven ve her konuda her sanatta çok yetenekli ve maharetli bir padişah varmış. Servetçe de inanılmaz zengin biriymiş. Ve bütün fenleri, bilimleri de ileri derece biliyormuş. Yani hem harika bir hattat, ebru sanaçısı, aynı zamanda heykeltraş, diğer yandan hem matematikçi, hem biyolog, hem kuyumcu ve mücevherci. Ve bütün bu sanatlarını gösterecek eser ortaya çıkaracak zenginliği de varmış.

- Nasıl yani anne hem bilim adamı hem ressam mıymış?

- Evet aynen öyle....

- Sonra...

Devamı.

Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
    HAKKIMDA
    Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
    busra[at]annenotlari.com
    DOST SİTELER
    Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
    web tasarım ve programlama deSen
    0.031 sn.