Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Üç kızdan sonra bir oğlan

24 Ağustos 2015

Aman paşamız gelmiş aman (!)

Ben doğu kökenli bir aileden gelen, doğu kökenli bir eşle hayatını birleştiren öğretmen ve Kur’an talebesi bir anneyim. Evlilik hayatım boyunca Kur’an’ın ve dinimizin emrettiği konularla, örf ve geleneklerin istekleri arasında sıkışmış bir yaşam sürdüm.

Baştan beri hep tatlılıkla ve ısrarla İslamiyet’in istediği tarzı tercih etmemden ötürü artık çevremden gelen gelenek baskısı zamanla azalmış durumda çok şükür. Kendi ailemin ve kayın ailemin çocuk yetiştirme konusundaki destek ve tercihlerime olan saygısı sayesinde artık her şey daha kolay. Özellikle gerek anneannelerinin gerekse babaannelerinin çocuklar onlardan ben yokken bir şey için izin istediklerinde "Anneniz buna izin veriyor muydu?” şeklinde hatırlatmaları ve ona göre izin vermeleri benim için paha biçilemez kıymette bir yaklaşım.

Rabbimin bahşettiği 12,10 ve 7 yaşlarında üç kız evlattan sonra şimdi bugünlerde merakla ve heyecanla gelmesini beklediğimiz bir erkek evladımız daha olacak inşallah. Tabi çevreden hamile olduğumu gören veya duyan akraba olsun olmasın herkeste yaklaşık olarak benzer bir tepki var: ”Sonunda oğlanı buldunuz. Hadi hayırlı olsun”

Başta her bu yaklaşımı dillendirene uzun uzun dört çocuk sahibi olmak istememizin nedeninin erkek çocuk sahibi olmayı hedeflemek olmadığını anlatmaya çalışsam da, artık sadece bir gülümseme ile bu söylemleri geçiştirme yoluna gidiyorum. Genel kanıyı ve insanların bu konudaki kanaatini değiştirmenin ne kadar zor hatta imkansız olduğunu görünce kendimi yormaktan vazgeçtim.

Erkek ve kız çocuk arasında ayrım yapmak veya erkek çocuğu çok talep edilen, çok istenen, çok sevilen statüsünde görmenin nedenleriyle ilgilenmiyorum. Benim ilgilendiğim şey, dışardan gelen bir tepki olsa da bu durumun çocuklar arasında bir huzursuzluğa veya bu yaklaşımın bilinç altlarında olumsuz bir duruma sebep olup olmaması.

Bu konu üzerinde kafa yorarken ve mümkün oldukça önlem almaya çalışırken diğer pek çok dış tepkiye karşı çocuklarla geliştirdiğimiz, aklıma gelen bir yöntemi paylaşacağım sizinle.

Çevreden gelen tepkileri engelleyememekten bir çok kişi muzdariptir. Hatta bazen bu tepkiler babalardan dahi gelebiliyor.

Ben bu durumda çocuklarla şu şekilde konuşuyorum: ”Evet, haklısın canım. O teyze sen küçük yaşta bir seferlik olsa bile başını kapatmış olduğun için hoş olmayan bir tepki gösterdi. İnsanlar bize hoşumuza gitmeyen şeyler söyleyebilirler. Her zaman herkesin bizim gibi düşünmesini veya yaptığımız her şeyi beğenmesini bekleyemeyiz. Ama bu tarz tepkiler almamız yaptığımız şeyin yanlış olduğu anlamına da gelmez. Sen bu durumla bir daha karşılaşırsan o teyzeye ne söylemek istersin?”

Çünkü o an o teyzeyi susturmam mümkün olmuyor. Kadına ben cevap verdiğimde çocuğumun adına konuşmuş ve onun hayatta karşılaştığı durumlarla kendi başına baş etmeyi öğrenme fırsatını elinden almış olabiliyorum. Cevap vermediğimde ise çocuğum, ona yapılan bu davranış karşısında onu savunmadığımı ve yalnız bıraktığımı düşünebilir. Bu nedenle o an genelde çocuğumla konuşuyorum. Evet tam o an. Bazen de o kişiye duyurarak.

Doğacak kardeşleriyle ilgili konuda da şöyle bir yöntem izledim. Onları odaya çağırarak ufak ama önemli bir konu hakkında onlarla konuşmak istediğimi söyledim. Sonra: “Çocuklar, biliyorsunuz yakında bir erkek kardeşiniz olacak. Çevreden erkek çocuk sahibi olmanın bizi ne kadar da mutlu edeceği ile ilgili yorumları sıklıkla duyuyorsunuzdur. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?” dedim. Küçük kızım ailemize bir erkek çocuk gelecek olmasının bir değişikliğe vesile olacağını, ortanca kızım cinsiyetinin değil huyunun onu daha çok ilgilendirdiğini ve büyük kızım da zaten erkek kardeş istediğini söyledi.

Daha sonra onlara “Peki çevreden aldığımız tepkilerde sizi üzen veya hoşunuza gitmeyen bir şey var mı?” dediğimde ise: “Anne boş ver insanlar konuşur. Önemli olan bizim ailece ne düşündüğümüz” demeleri bana yetti. O an anladım ki çevreden gelen tepkilere karşı çok da “oralı” olmama duygusunu onlara geçirebilmişim.

Ben de onlara şöyle dedim: “O halde aramızda gizli bir anlaşma yapalım. Birisi yanımızda kardeşinizin erkek olmasının bir ayrıcalık olduğunu ifade eden bir şey söylediğinde veya gelecek olan kardeşinize “şehzade”, “ “prens” ,”beklenen çocuk” diye hitap ettiklerinde bu konudaki yaklaşımımızı o kişiye açıklamak yerine, aramızda gizli bir espri olsun. Ailedeki herkesin birbirinin bu konudaki hissini ve düşüncesini bildiği ama o an bu sözleri söyleyene karşı gizli ve sırlı bir şakanın sadece gözlerimizdeki gülücüklerde saklı olduğu bir espri…”

Etiketler : erkek çocuk,
Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
  • yasemin 24.08.2015 tarihinde dedi ki :
    Asumancim Allahin izni ile bebegini sağlıkla kucagina alirsin insallah. Aynisini yasadim kizima hamileyken bir teyze kiz olucaggini duyunca "olsun onu doguraayan var ne yapican" dedi :) ikinci hamileligimde erkek olucagini duyunca bir arkadasim "bak esas anneligi simdi tadacaksin" dedi. Gulermisin aglarmisin. Nesil degisiyor ama anlayis hepayni
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
HAKKIMDA
Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
busra[at]annenotlari.com
DOST SİTELER
Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
web tasarım ve programlama deSen
0.080 sn.